BAĞIMSIZLIKTAN GÜNÜMÜZE KAZAKİSTAN’DA DEMOKRATİKLEŞME VE MODERNİZASYON ÇABALARI (III)

30.06.2017 21:53

1.028 Kişi Okumuş

0 Yorum

BAĞIMSIZLIKTAN GÜNÜMÜZE KAZAKİSTAN’DA DEMOKRATİKLEŞME VE MODERNİZASYON ÇABALARI (III)

Çağlar Erbek
caglarerbek@gmail.com

Nazarbayev’in 2030 ve 2050 yol haritalarında ortaya koyduğu vizyona bu bilgiler ışığında bakmakta fayda vardır. Bu vizyona uygun olarak zaman zaman yeni projeler geliştirmekte, yeni hedefler ortaya koymaktadır. 12 Nisan 2017 tarihinde Egemen Kazakistan Gazetesi’nde yayınlanan makalesi bunun en son ve en önemli örneklerinden bir tanesidir.

2030 ve 2050 yol haritalarına uygun olarak hazırlandığı anlaşılan bu ulusa seslenişe, yol haritasında yapılan bir güncelleme olarak da bakmak mümkündür. “Geleceğe Bakış: Kamu Bilincinin Modernizasyonu” başlığı ile Türkçeye çevrilen makalenin temel konusu adından da anlaşılacağı üzere kamu bilincinin (başka bir ifade ile milli şuurun) modernize edilmesi meselesidir.

Makalede Nazarbayev’in bir bütün olarak Kazak toplumunun veya bir birey olarak her bir Kazak vatandaşının bilincinin modernleşmesini başlıca altı yönüyle ele aldığı görülmektedir.

1- Rekabet Yeteneği: Özetle bir milletinin gelecekteki kazancını belirleyen temel faktörün sahip olunan doğal kaynaklardan çok, fertlerinin rekabet yetenekleri olacağı vurgulanıyor. Bu kapsamda özellikle üç konunun önemine dikkat çekiliyor: Bilgisayar eğitimi, yabancı dil bilgisi ve kültürel açıklık. Bunlara uygun olarak hayata geçirilen üç projeden bahsediliyor. Bunlar: “Dijital Kazakistan”, “Üç Dilde Eğitim” ile “Kültürler ve Dinler Arası Hoşgörü”.

2- Pragmatizm: Kısaca kendi milli ve şahsi zenginliğini iyi bilmek, onu tasarruflu bir şekilde kullanmak ve ona göre geleceği planlamak; savurganlık, kendini beğenmişlik, övünme ile kendini diğerlerinden üstün görme gibi kötü niteliklerden arınma olarak tanımlanıyor. Radikal ideolojilerin çağının geçtiği ve yalnızca realizmin ve pragmatizmin gelecek on yılın sloganı olabileceği ifade ediliyor.

3- Milli Kimliğin Korunması: Temel fikir her ülkeye dayatılan hazır modernleşme reçeteleri ile değil, milli ve manevi değerlere dayanan milli bir gelişim modelinin tercih edilmesidir. Başka bir ifade ile modernizasyon, milli gelenek ve göreneklere, töreye, dile, müziğe, edebiyata yani milli ruha zarar vermeden gerçekleştirilmelidir. Elbette ki bu milli değerleri korumak geçmişin olumsuz alışkanlıklarından ve önyargılarından sıyrılmaya da engel olmamalıdır.

4- Eğitim Düzeyinin Yükseltilmesi: Teknolojik devrimin geldiği aşamaya bakıldığında gelecek on yılda günümüzdeki mesleklerin yarısının kaybolabileceği ifade edilerek ekonominin gerektirdiği mesleki becerilerin hiçbir dönemde bu kadar hızlı değişmediği vurgulanıyor. Bu nedenle eğitimin kalitesinin artırılmasının gerekliliğinden, mesleğini her an değiştirebilme yeteneğine sahip iyi eğitimli bireyler yetiştirmenin öneminden bahsediliyor.

5- Kazakistan’ın Devrimsel Değil, Evrimsel Gelişimi: Devrimlerle dolu geçen 20. yüzyılın Kazak Halkı için kanlı ve şiddet dolu bir yüzyıl olduğu, yaşanan acı tecrübelerden çıkarılan derslerin, yalnızca evrimsel bir gelişmenin milletin kalkınmasını sağlayacağını gösterdiği ifade edilmektedir. Günümüzde devrimlerin şekil değiştirerek, milli, dini, kültürel, ayrılıkçı bir maske taktığı ancak sonuçta bütün bunların eninde sonunda katliamla, ekonomik çöküşle tamamlandığına şahit olunduğu ileri sürülmektedir. Bu nedenle, dünyadaki olayların fikir süzgecinden geçirilmesi, toplumun, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin, eğitim kurumlarının oluşturmaları gereken dünya görüşünü, manevi olgunluğu belirleyen kapsamlı çalışmalarının önemli parçasını teşkil ettiği vurgulanmaktadır.

6- Bilinç Açıklığı: Dünya hızla değişirken toplumsal bilincin durağan olmasının birçok sorunun kaynağı olabileceği vurgulanarak ülkedeki, bölgedeki ve dünyadaki tüm gelişmelerin yakından takip edilmesinin, neler olup bittiğinin anlaşılmasının ve gelişmelere uyum sağlanmasının önemi ve zorunluluğu ifade dilmektedir. İnsanların gelecek on yılda yaşam tarzının, işinin, yaşamının, tatilinin, evinin, insanlarla ilişkilerinin değişebileceğini bilmesi ve buna hazırlıklı olması gerektiği ifade edilerek ağaçların ötesindeki ormanı görebilmenin önemi anlatılıyor.

Ortaya konulan bu prensiplerin ışığında yakın gelecekte yapılması gerekenler birkaç başlık altında toplanıyor. Bunlar: 2012 yılında alınan karara uygun olarak 2015 yılına kadar kademeli bir biçimde Latin alfabesine geçilmesi; sosyal ve beşeri bilimler açısından “Yeni Sosyal Bilimler. Kazak Dilindeki 100 Yeni Ders Kitabı” projesinin hayata geçirilmesi; doğduğun yere, vatanına ve bayrağına duyulan sevgi kapsamında zamanla “Ana Vatan” a dönüşecek olan “Doğduğun Yer” projesi ile vatanseverlik bilincinin geliştirilmesi; dünyadaki rekabet ortamında kültürün de rekabet edebi-lir olması gerekliliği gibi ana başlıklarla özetlenebilir.

Devlet ve sivil toplum işbirliği ile yürütülecek olan tüm bu çalışmaların genel olarak batının ortaya attığı hazır reçeteler ile değil, halkın milli ve manevi değerlerini temel alan ve onun üzerinde yükselen bir “Milli Modernleşme” modeli ile yürütüleceği anlaşılıyor. Bu niteliği ile de Nazarbayev’in hazırladığı yol haritası sadece Kazakistan için değil, gelişmekte olan tüm ülkeler için ve özellikle de bölge ülkeleri için bir manifesto özeliği taşıyor.

Tarihiyle ve kültürüyle barışık, milli ve manevi değerlerine bağlı ama aynı zamanda geçmişin olumsuz alışkanlıkları ve önyargılarını reddeden, dünyaya açık, bilinçli, planlı ve kararlı bir modernizasyon hamlesini anlamını ve önemini en iyi anlayanların başında Türkiye ve Türk Milleti gelir. Özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen demokratikleşme ve modernizasyon çalışmaları, hazırlanan kalkınma planları, sanayide, tarımda ve özellikle eğitimde kısa sürede kaydedilen ilerleme, bölgede ve dünyada elde edilen saygınlık gibi birçok faktör günümüzün Kazakistan’ı ile benzerlikler göstermektedir.

Şüphesiz ki Kazakistan’ın dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına girme hedefiyle yürüttüğü demokratikleşme ve modernizasyon çalışmalarında kat edeceği çok yol var. Ancak gerek milli ve manevi değerlerine bağlı, yüreği vatanı ve bayrağı için çarpan Kazak Halkının azmi, gerekse de Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in derin devlet tecrübesi, engin siyaset bilgisi ve tartışma götürmez liderlik özelliklerinin bu yolu daha az meşakkatli kılacağına ve Kazakistan’ın hedef-lerine planlanandan daha kısa sürede ulaşacağına inanıyorum.

 

İlgili Terimler :

YORUMLAR