Bir fikrin inkılabı veya devrimci yönü
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Konum, bir fikrin inkılabı yönü! Bununla ilgili araştırma yapıyorum; çünkü fikirlerin devrimci yönü yoksa onun cazibesi yoktur.
Acaba asi bir insan devrimci bir insan mıdır? Bunun yanında acaba asinin İslam’daki yeri nedir? Kaynak olarak diyanetin İslam ansiklopedisine baktım. DİA! Yirmi yılda hazırlanmış tam kırk dört cilt. İki tane de ek cilt çıktı. Hülasa, asi başlığını buldum tam on altı sayfa. Okudum; dostlar cevap yok.
Aktarıyorum, Hanifi’ye göre, Şafi’ye göre, Hambali’ye göre, Maliki’ye göre İslam’da asinin yeri şudur. İyi ama ben “İslam’da asinin yeri nedir” diye akademik bir araştırma yapıyorum, tez hazırlıyorum. İslam adına cevap olarak ne yazayım? İşin ilginç yanı bu dört mezhebin ortak yanları da yok. Mesela:
Şafi diyor ki: “Devlet başkanına değil asi olmak, kalbinden dahi geçirirsen sen kafir olursun!” Maliki diyor ki: “Halkın devlet başkanına baş kaldırma hakkı vardır ve bu farzdır!” Hanifi’nin dediği: “Halk teselli edilmeli!” Hambali ise: “Uzlaştırılmalı” diyor.
Dostlar ne dersiniz, İslam’da asi’nin yeri nedir? Yazık olmuş milletin parasına. Takoz gibi kitaplar lakin İslam adına cevap yok.
Ülkemiz hakikaten İslam ülkesidir. Eğer akıl almaz hadiseler varsa bunun sebebi İslam’ın yanlış sunulmasındandır, sizleri temin ediyorum, bu budur. Yanlış sunum bir cinayettir.
Hiç şüphe yok ki ülkemizde cinayetler işleniyor. Mesela kadınlarımız öldürülüyor, güzelliklerimiz yok ediliyor, çocuklarımız tecavüze uğruyor. Bundandır aklımızı oynatıyoruz. Din adına konuşlanan cemaatler ülkemizi yabancı istihbaratlara satıyor. Nakşisi, Süleymancısı, Fetullahcısı, nurcusu, menzilcisi el ele vermişler çekinmiyorlar bile.
Yemin billah ki bunun tek sebebi vardır, İslam dininin yanlış sunulması! Bu yanlış İslam cemaatleri doğurdu, işid’i doğurdu. Dinimizin dayanak noktası olan İhlas yok edildi.
Peki bu dini nasıl sunalım, rayına nasıl çekelim? Zor bir iş, bunun cevabı savaş sebebidir. Bundandır cevaptan çok tali meseleleri yazacağım. Yüksek bir muhabbet kapısı açacağım, yazılarımın serisi böyle devam edecek.
Yüksek derecede muhabbet, imana işlerlik kazandırır.
İlimde aydınlık ve güç var, imanda aşk ve ümid. İman hız kazandırır, iman yön verir. Dostlar böylece ilk şifremiz belli oldu; ilim ve iman!
Ben sizlere; çekilin, bilgilerinizi atın demiyorum, yazılarımın serileri bitene kadar bir yerlerde saklayın diyorum. Atın diyemiyorum, halbuki ben bütün düşüncelerimde radikal biriyim. Ariflerin bir sözü var, diyorlar ki: “Bildiklerinizi unutun eğer irfana erem dersen!”
Bakınız ben böyle demiyorum, bir yerlerde saklayın diyorum. Gerçi gazoz kapağı ne zaman lazım olacak ki? Kendimi tutamıyorum hep böyle tahrik edici cümleler kullanıyorum. İroni!
Bir Azerbaycan türküsünde şöyle bir bent var: “Tabiatım kurusun, toy bayram hevesliyem!”
İlim dış inkılaptır, iman iç. İlim insanın dünya ile dengesini sağlar, iman kendisiyle uyumunu. Körlüğe uğramış bir iman, kurnaz münafıkların eline düşer.
Kişinin davranışları nelerden etkilenir? İşte bu etkilenme imanla doğru orantılıdır. Davranışlarımızı tahlil edelim. Acaba dinimizin tesiriyle ileriye doğru bir gelişme var mı?
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
