Cuma Sohbetleri: Yalan Hadis Uydurmalar İle İlgili İmam Ali (as)’dan Bir Açıklama
Hasan Kanaatlı
İlâhiyatçı – Yazar
İmam Ali (as) Allah ve Resulü (sav)’ne yalan sözler uydurup nispet verenlerle ilgili şöyle buyurmuştur:
-“Bilin ki benden sonra size bir zaman gelip çatacak, o zaman haktan daha gizli, daha bilinmez bir şey olmayacak. Batıldan daha açık ve daha görünür bir şey de bulunmayacak. Allah ve Resulüne karşı yalan söylemekten daha çok kötü bir şey ortaya çıkmayacak. Bu zaman ehlince, hakkıyla okunsa bile Kuran’dan daha ucuz bir matah, manaları değiştirilse bile ondan daha revaçta bir mal bulunmayacak. Şehirlerde iyilikten daha fazla inkâr edilen, kötülükten daha fazla tanınan bir şey olmayacak. Kitabı bilenler hükümlerini artlarına atacaklar, onu ezberleyenler ise emirlerini unutacaklar. O gün kitap ve ona uyanlar, iki kovulmuş sürgün olacak, bir yolda giden, birbirlerine yoldaş olan iki arkadaş kesilecek. Fakat hiçbir yurt sahibi onlara yer, yurt vermeyecek. O zaman da kitap ve kitaba uyanlar, insanların arasındadırlar. Fakat sanki aralarında değiller, onlarladırlar fakat sanki onlarla değiller. Çünkü beraber olsalar da sapıklık ile gerçeklik eş olamaz, birbirine uyamaz.
O toplum bir aradadır, fakat birlikten ayrılmışlardır. Sanki kitapla hükmeden imamlardır, fakat kitap onların imamı değildir. Onların katında kitabın ancak adı vardır, ancak yazısını, yazılışını tanırlar, manasını ise bilmezler.
Bundan öncede onlar temiz kişilere her çeşit zulmü reva gördüler. Onların Allah’a karşı gerçekliğine iftiradır dediler, iyiliklerine karşı kötülükte bulundular.”(Nehcü’l Belağa, Hutbe. 147)
Peygamber efendimiz (sav)’den de, kendisinden sonra bir takım yalancıların ortaya çıkıp kendi ağzına yalan hadis nispet edecekleri ve kendisinin de bu tür insanlardan beri/uzak olduğu belirtilen hadisler nakledilmiştir. İmam Cafer-i Sadık (as) da yalan yere hadis uyduranın, Resulullah (sav)’in ağzıyla lanet okunduğu rivayetlerde geçmektedir. (El- Kafi, c.2, s. 240)
O halde, henüz peygamber hayatta iken onun ağzına yalan isnatta bulunanlar, acaba ölümünden sonra daha fazla yalan uydurmazlar mı? Bu hususta İmam Ali (as) şöyle buyuruyor:
-“Resulullah (sav)’ın kendi döneminde onun ağzıyla yalan konuştular. Bundan ötürü bir gün şöyle bir hitapta bulundu: “Kim bilerek bana yalan bir söz nispet ederse, cehennemde yerini hazır bilsin.”
Peygamberden hadis nakledenler dört sınıftan başkası değil, beşinci sınıfı yoktur. Kendini imanlı gösteren münafık. Bu Müslümanmış gibi davranır, ne tövbe eder ne de günah işlemekten sakınır. Bilerek Resulullah (sav)’ın ağzıyla yalan konuşur. İnsanlar onun yalancı ve münafık biri olduğunu bilseler, ondan o rivayeti kabul etmezler ve tasdik de etmezler. Fakat insanlar onun hakkında şunu söylüyorlar: (O zat) Resulullah (sav)’in arkadaşıdır, onu görmüştür, onu duymuş ve ondan almıştır. Bundan ötürü o sözü ondan alıyorlar. Oysaki Allah, haber verdiği yerde sana münafıklardan haber vermiştir. (Munafıkin Suresinde bunların durumu bildirilmiştir.) Onları vasıf ettiği yerde, onların vasıflarını sana vasıf etmiştir. Sonra onlar Resulullah’tan sonra baki kaldılar, dalalet önderlerine, eğrilik ve iftiralarla insanları ateşe davet edenlere yaklaştılar. Yöneticiler onları görevlendirdi, onları insanlar üzerine hâkim/vali/yönetici karar kıldılar da onlarla dünyayı yediler.
İnsanlar, melikler/sultanlar dünyaya bağlıdırlar, ancak Allah’ın koruduğu kimseler müstesna. İşte bu yalnızca o dört sınıftan biridir….”(Nehcü’l Belağa, Hutbe. 203, Şerh-i Nehcü’l Belağa, İbn-i Ebil Hadid, c. 11, s. 38, Beyrut, İhya-u el-Turasi, Arapça baskısı.)
Hadisleri uydurmadaki maksat, nefsani istekler ile alçak ve değersiz hedefler içindi.
-
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
-
Trump, ABD ve İran arasındaki ateşkesi müzakereler sonuçlanana kadar uzatacağını açıkladı
-
Sanatçı Ferdi Atuner hayatını kaybetti
-
Merkez Bankası nisan ayı faiz kararını açıkladı
-
İran: Hürmüz Boğazı’nda iki gemiye el koyduk
-
Papa 14. Leo, Ekvator Ginesi’nde ‘iktidar hırsı’ ve eşitsizliği kınadı
