Han Ayvaz Adıgüzel: Cuma vaazı kültürü (ll)
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Din insanlar için vardır, insanlar din için değil. Tanrı kendisini iki kelime ile sundu: “Rahman ve Rahim!” Bismillah bu iki kelimenin oluşumudur. Rahman ve rahim, yani merhamet, acıma! Bu kelimeler sana şunu dedirtiyor: “İlahi acı bana, beni şu sıkıntıdan kurtar, üzerimdeki ızdırabı benden al!”
Bu yalvarışları kimse boş sayamaz. Acımak insandaki Tanrı’dır.
Peki, insan ve Tanrı anlayışını hangi kelimelerle ifade edebiliriz? Önce şunu bilelim Tanrı’nın temsilcisi insandır. Neden başka bir mahluk değil? Mesela; melek değil, çünkü insanda merhamet varda ondan!
Acıyan insana öte alemden ses gelir. Bakınız kalbin taşlaşması diye bir söz var, bu bir afettir ve bunun çaresi yoktur. Acaba insanın kalbi bu taşlaşma haline nasıl gelebiliyor. Bunun iyi etüt edilmesi lazım.
Resul şöyle buyurdu: “İnsanların en kötüsü hayrı umulmayandır!” Korkunç bir şey bu! Eskiden zulümden kaçan insanlar Kâbe’ye sığınırdı. Çaresizce göz yaşı döker; “Ey Kâbe’nin sahibi veya Ey Kâbe acı bana, beni koru” derdi. Şüphe yok ki merhametli insan Kâbe’den yücedir.
Her şeyin bir alameti vardır. Mesela; “Salih insanın alameti kalbini arındırmasıdır!” Hain ’in alameti; “komşuya eziyettir!” Gafilin alameti; “oyalanmaktır! Müminin alameti; “acımaktır!” Tövbenin alameti; hayırlı işlere ilgidir!” İslam’ın alameti; Allah’ı miktarınca tanımaktır!” Sabrın alamet; “zorluklara dayanmak ve kararlı olmaktır!”
Yaratılış akılla başladı. Eğer yeniden yaratılmak istiyorsan aklını yenile! Akıllı insan elini ve dilini fitneden çeker. Kişinin ibadetine değil aklına bakın.
Akıl üçe bölünmüştür: “Allah’ı tanımak, ona yönelmek ve sabır!” İlmin temeli Allah’ı tanımaktır diye belirtmiştik. En zor amel ve en zor ilim budur. Her kim ki Allah’ı tanıdı, o, evliyadır. Bundandır ki bu iş zordur demişlerdir.
Biz Allah’ı tanımıyoruz ama inanıyoruz. İnanmak bir alt basamaktır, bu avam işidir. Halbuki müminin işi inanmaktan çok Allah’a arif olmadır. Allah’a arif olma Muhammed’i tanımadır (Canımız feda) Bunun dışındaki tanıyış bir sapmadır. Deizm işte bu sapmanın sonucudur.
Allah: “Ben alemlere sığmam, ille müminlerin kalbi!” diyor. Müminlerin kalbi iyilerin kalbidir. Bu kalpte ancak Muhammed’in sevgisi var. İşte Allah sevgisi denilen şey budur. Allah’ı tanıma bu sevgiye gark olmadır!
Muhammet’siz Allah inancını Fırat’a atarız. Gerçek bir Muhammed sevgisi onun Ehl-i Beyt’in’den geçer. “Al-i Muhammed” denilen şey budur. Namazda Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine selam vermeyenin namazı batıldır.
“Salli Barik” Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine selam vermedir. İş bu kadar ciddidir. O halde Ehl-i Beyt’i gereğince tanı.
“Müminin şerefi dini araştırıp anlamaktır.” Ali’nin bu sözü her iki tarafı da hedef almıştır. Dini araştırmadan kabul edeni de araştırmadan reddedeni de. Bu işler zor işlerdir, kaynak lazım, nereden bulacağız denilebilir.
Zorlukta da Allah’ın hakkı var kolaylıkta da. Zorlukta sabır kolaylıkta şükür! Araştırmanı sabırla sürdür, Allah kimseyi ümitsiz koymaz, doğruyu bulacaksın. Bulunca da şükret.
Eğer bir insan yalan konuşuyorsa onun inancı sahtedir. O, sahte bir dinle müşterek bir dil bulmuştur demektir. Eğer Allah’ı zihni bir planda anlarsan, tasavvurdan öteye geçemezsin. Zihni bir iman anlayışının hiçbir yerde toplumsal tesiri yoktur. Böyle bir iman güç odaklarına karşı hiçbir gaile oluşturmaz. Hatta güç odakları böyle bir imanı desteklemişlerdir de.
Tanrının varlığını yaşamak, Resul Muhammed’den geçer. O, dünya adalet devletinin kurucusunun ceddidir. Salat ve selam ona olsun!
-
Han Ayvaz Adıgüzel: Cuma vaazı kültürü (ll)
-
Erdoğan’dan Güney Kore ile nükleer enerji ve savunma sanayii iş birliği mesajı
-
Almanya’da Z kuşağı isyanı: Frankfurt’ta kaos ve yağma başladı
-
İsrail’de binlerce kişi Netanyahu’yu görevden uzaklaştırmak için ‘Yahudi-Arap koalisyonu’ çağrısı yaptı
-
Kış bir anda geliyor, Meteoroloji uzmanı uyardı: ‘Ani kar yağışına yakalanabilirsiniz’
-
Müzakerelerde kritik aşama, İran: Şimdi top ABD’nin sahasında
