-Felsefe HABERLERİ

  • Doç. Dr. Çağlar Erbek: Çocuklara Verilen Gün, Eğitime Verilen Söz!

    Doç. Dr. Çağlar Erbek: Çocuklara Verilen Gün, Eğitime..

    Doç. Dr. Çağlar Erbek caglarerbek@gmail.com YAZI ARŞİVİ Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı eğitim felsefesi penceresinden okumak. Bir bayramın çocuklara adanması, tarihte az rastlanan bir siyasi jesttir. Atatürk’ün 1929’da 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesi, salt sembolik bir nezaket değil, aynı zamanda derin bir eğitim felsefesi bildirgesiydi: Geleceği inşa edecek olan kuşak, bugünden itibaren kendini toplumun bir […]
  • Cahit Kılıç: Reactionem ve Felsefi Perspektifler

    Cahit Kılıç: Reactionem ve Felsefi Perspektifler

    Cahit Kılıç Cahitkilic54@gmail.com YAZI ARŞİVİ Antik Yunan’dan Günümüze Gericilik, Cehalet ve Despotizm Giriş: Cahit Kılıç’ın Reactionem başlıklı yazısı, gericiliği yalnızca geçmişe özenmek değil, cehaletin ve despotizmin güncel bir tezahürü olarak tanımlar. Bu makale, Antik Yunan’dan günümüze kadar önemli filozofların gericilik, cehalet, hukuk ve tarih üzerine düşüncelerini derleyerek, yazının felsefi bağlamını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Antik Yunan’da […]
  • Savaş Kılıç: İlerlemeci Tarih Anlayışına Karşı: Temel Anlam ile Mecaz, İhtiyaç ve Lüks

    Savaş Kılıç: İlerlemeci Tarih Anlayışına Karşı: Temel..

    Savaş Kılıç savasklc75@gmail.com “Retoriğin sıradışı gelişimi Eskiler ile Modernler arasındaki özgül farklardan birini meydana getirir: Modern zamanlarda bu sanat yaygın olarak küçümsenir,” diyor Nietzsche.[1] İlerlemeci tarih anlayışının en pis tarafı şu: Ondan kurtulduğunuzu sandığınız zaman bile düşüncenize sızmış, sizi inceden inceye zehirliyor olabilir. Mesela insanın önce temel ihtiyaçlarını karşılamak için ticaret yaptığını, sonra da lüks […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel: Sistematik Belirsizlik…

    Han Ayvaz Adıgüzel: Sistematik Belirsizlik…

    Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Ben karışık felsefik yazıları en sade haliyle sunmaktan zevk alıyorum. Kanaatim, Türkçenin güzelliğinin emsali yoktur dediğimiz bu olsa gerek. Şöyle denilebilir: Hayır sadeleştirme, olduğu gibi yaz. Bırak da konuyu bizim kendimiz anlayalım. Bende öyle yaptım. Konuyu olduğu gibi yazdım. Bu yazı işte o yazıdır. “Varoluş asıldır ama sistematik olarak […]
  • Cahit Kılıç: Demokrasi, Hukuk ve İnsan Hakları Üzerine!

    Cahit Kılıç: Demokrasi, Hukuk ve İnsan Hakları Üzerine!

    Cahit Kılıç Cahitkilic54@gmail.com YAZI ARŞİVİ Bir Felsefi Hafıza ve Eleştiri Denemesi Giriş: Kavramların Boşluklarında Düşünmek Demokrasi, hukuk ve insan hakları… Modern siyasal tahayyülün üç sacayağı. Ancak bu kavramlar, yalnızca anayasal metinlerde yankılanan soyut ilkeler değil; aynı zamanda tarihsel mücadelelerin, felsefi gerilimlerin ve toplumsal çelişkilerin kristalleşmiş biçimleridir. Demokrasi, halkın kendi kaderini tayin etme hakkıdır denir. Ama […]
  • Han Ayvaz Adıgüzel: Felsefe tarihinde sofistler…

    Han Ayvaz Adıgüzel: Felsefe tarihinde sofistler…

    Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Felsefe tarihinde sofistler bir devredir. Bu devre filozofları insanların bunalımlarıyla ilgilenmişlerdir. Çözüm üretiyorlardı, günümüz psikologları misali. Ünlü Filozof Sokrates bunların en meşhurlarındandır. Diğerlerinden ayrı tarafı, kendisinin mert oluşuydu. Mertliği onu halden hale düşürmüştü, ölene kadar iftiralara uğradı. Aslında o diğer sofistlere bir şey demiyordu. Yalnız onların yöntemlerini beğenmiyordu. Konuları […]
  • Varoluşçuluk Velvelesi…

    Varoluşçuluk Velvelesi…

    Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ İkinci dünya savaşından sonra bütün aydınlar arasında “varoluşçuluk” velvelesi yaşandı. Bu bir felsefe çıkışıydı. “Varoluşçuluk felsefesi!” yani önce insan var sonra insanın özellikleri.  Eğer özellikleri yoksa, yani o insanın düşüncesi, ilgisi, eylemi, bireyselliği, toplumsallığı vb. yoksa o sadece vardır ama oluşmamıştır, ortada bir varoluş yoktur. Sonuç şudur: Allah insanı […]
  • Bilebilir miyiz?

    Bilebilir miyiz?

    Yakup Karabağ  yakupkarabag1965@gmail.com YAZI ARŞİVİ Yüzyıllardır insanoğlu iki soruya cevap bulmanın peşinde koştu (1): 1- Var mı? 2- Nedir (varsa nedir)? Birinci soru varlıkla yani ontolojiyle ilgilidir. Takdir edeceğiniz gibi varlığı tanımlamak, nelere varlık dediğimiz de  geniş bir tartışma konusudur. İkinci soru, birinci soruya verilen cevap evet ise o varlığın ne olduğu ile ilgili (mahiyet) […]