Kafka’nın Dediği…
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Meşhur Kafka; “ben sorularıma dua gibi bakarım” diyor. Biliyor musunuz, sorular geniş çaplı bir kültür devrimini başlatır. Kültür insanı taşır, uygarlık makineleri. Benim makineyle ne işim olur arabam bile yok.
Birbirimize sorular sormayalım öyle mi? Espri yok, soru yok, yanlış anlar diye tebessüm yok. Dokunmayın Şabanıma!
Dünya düzeni kendi kültürünün adını koydu, uyum! Her şeye uyum… Eğer uygarsan uyum göster. Organize aklın evcilleştirme teşebbüsüdür bu.
Haberiniz olsun, artık korkuyorlar, sorulardan korkuyorlar. Uygarlıktan değil yüksek kültürden korkuyorlar. Kültür, gerektiğinde insanı direnişe götürür. Direniş kültürü öncü bir kültürdür, tarihsel anlamı da vardır çağdaş anlamı da.
Sömürülen ülkenin insanının itibarını küçültürler. İstiyoruz ki devrimci uzlaşmaz yapımız canlı kalsın. Eğer bunu başaramazsak, önce küçük düşeriz sonra zalimler bizi paylar canavarlar da parçalar.
İşte bu sebepten ben de sorularıma dua gibi bakıyorum.
Tarih boyunca din, güç odaklarıyla kucak kucağa olmuştur. Bunun yanında direnişçilerle amansız bir kavgaya tutuşmuştur hem de din adına hem de ahiret vadederek. Bundandır “Asi,” İslam fıkhına konu olmuştur.
Asi! Asi ne demektir? Fıkıhtaki tanımı şudur: Haktan ayrılan, haddi aşan! Sünni mezheplerin asi hakkındaki görüşüdür bu. Devamında şöyle diyor: “Düzene karşı her türlü itiraz bir asi suçudur, devlet başkanına söz etmesi kişinin asi olmasına yeterlidir!”(Dia(Diyanet ansiklopedisi- 4/451)
Başa dönelim: Şimdi anladınız mı Türk insanının damarlarındaki kan neden pıhtılaşmış? Şimdi anladınız mı bu garip millet cemaat şeyhlerinin tecavüzüne neden boyun eğiyor? Hangi inanç bizleri zulme ve tecavüzlere teslim etmiş, şimdi anlaşıldı mı?
Selam olsun Resul Muhammed’e, ona canım feda. O şöyle buyuruyor: “Allah’a isyan doğuracak yerde mahluka itaat küfürdür!” Dediğimiz şu: Ülkenin devlet erkanı, düzenin koruyucuları, halkını kaale almadan, hiçbir şeye karar vermesinler, halkı zorla asi yapmasınlar.
ıı
Hedef gösterme ve hedef gözetme! Acaba bu ülkenin gençliğine hedef mi gösteriyorlar veya gösterilen hedefleri gözetin mi diyorlar? Bir çözümleme! Denilebilir ki biz halkımıza bir hedef gösteriyoruz. Acaba bu gösterdiğiniz hedef, sizlere verilen bir görevi gözetme meselesi olmasın?
Hedef gözetme bir garabettir, gösterme liderlik!
Bu geniş bir konudur. Bazen ülke gençliğini kendi halkına hedef gösterirler, o ülke gençliğinin yok edilişidir bu. Çözümler sunmak istiyorum:
-Siyasetin dinamik unsurlarını bilmek gerek.(Güç, ekonomi, inanç)
-Gücün tarifini bilimsel olarak bilmek gerek.
-Eğer siyaseti bilmezsen, o, seni güncelliğin çerçevesine hapseder.
-Siyaseti fazlaca komplo tezlerle yorumlamak bir yön kaybıdır.
-Güncel meseleleri konu yapmayın. Bu konu değil hadisedir. Hadiseyi git şarkıcı Hadise ile konuş.
-Kültür ve siyaset birbirlerine bağlıdır.
-Siyasi pasiflik, din kullanılarak yapılıyor, bu hep akılda tutulmalı.
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
