Kalp Aklın İleri Boyutudur!
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Kur’an’da kalp aklın ileri boyutudur. “Tefekkür, taakkul, tefekkuh ve tedebbür vb.” bunlar da aklın ayrı ayrı dereceleridir. Usul-u Kafi’de şöyle bir hadis var, ravi imam Musa Kâzım’dır. Şöyle buyuruyor: Kalpler dört çifttir. Birincisi şudur:
“Onda hem iman hem Kur’an vardır. O ıtır kokusu gibidir, açık veya kapalı her yerde güzel kokular yayar. İkincisi: Bunda iman vardır Kur’an yoktur. Bu olgun hurma gibidir, tadı var ama kokusu yoktur. Üçüncüsü: Bunda Kur’an var ama iman yoktur. Bu Ekşi erik gibidir, kokusu güzel ama tadı kötüdür. Dördüncüsünde ne iman var ne de Kur’an. Bu Ebu Cehil Karpuzu gibidir, tadı da kokusu da kötüdür.
Acaba Allah’ın işlediği hikmet midir yoksa Allah hikmete uygun iş mi işler? Bakınız bu sorular fantezi sorular değildir, İslam dünyasını bıçak gibi ikiye bölen sorulardır. Eğer yaşayan bir din içinde zalim ve zulüm varsa sebebi yukarıdaki sorunun cevabında yatıyor, tahkik gerek.
Her tahkik ehlinin bir müşkülü vardır. Seni bırakmazlar tahkik etmeye. Kampanya başlatırlar, seni hükme düşürürler, bir kategoriye hapsederler.
Araştırma hakkın elçisinin sesidir. Bir hakikati sunduğun zaman izahında yetersiz kalabilirsin, bunu araştırmanla tamam et. Bilgi izahta saklıdır. Kişi kendi kitabına ve inancına hep içeriden bakmıştır. Dışarıdan bakmak zor iştir. Ancak hürler bunu yapar, cenneti onlar kazanır. Eğer bir dinde böyle bir mecburiyet yoksa o dinde bir eksiklik var demektir.
Şimdi başa dönüp tekrar sorumuzu soralım: Allah’ın işlediği hikmet midir yoksa Allah hikmete uygun iş mi işler?
Eğer bir insan inanca ulaşırsa ama o inancın içeriği hakkında ikna edici düşüncelere varamaması onun aleyhinedir. Din ilimleri disiplinleri böyle diyor. Zaten ülkemizdeki kaosun özü de bu meseledir.
Ülkemin insanı konuşuyor: “Hamdolsun Müslümanım, dinimin kaynağı kitap ve sünnete dayanır!” Bunu dedi oldu dini bütün Müslüman. Yesinler senin dinini kız Julide!
Bakınız, inancın temelinde masumiyet yatar. Din ilimlerinde buna “İsmet” denir. Kur’an’ı masum peygamber sundu. Kur’an masum ve onu sunan da masum! Peki, sünneti sunan kim, bunlar masum mu?
Hadisleri Buhari, Müslim Tirmizi, Nesei vb. toplamış, acaba bu kitap sahipleri masum mu?
Peygamberin ölümünden 210 yıl sonra hadisleri kitaba geçmişler. Bir de ravi diye bir zincir oluşturulmuş. “Demiş ki, o da ona demiş ki, ona da babası demiş ki, ona da sağlam bir adam demiş ki veya Ömer bin Abdullah demiş ki veya Ebu Hureyre demiş ki… Yani kırk inci elden din öğreniyoruz. Erbakan demeli: Sakallı Hüsnü böylece dini bütün Müslüman olmuş çıkmış, buna ikna olmuş.
Görüldüğü gibi sünnet sünnet değip duruyoruz ama o kaynak masum değil, ortada bir problem var. Bu şartlar altında ben dini bütün olduğuma ikna oldum diyenin dini yarımdır. Sen bu yarım dinle kendini dini bütün mü görüyorsun Covit 19 adam?
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
