Kız sen İstanbul’un neresindensin?

05.12.2023 11:00

525 Kişi Okumuş

0 Yorum

Kız sen İstanbul’un neresindensin?

Han Ayvaz Adıgüzel

hanayvazadiguzel@gmail.com

Kız sen İstanbul’un neresindensin? Yoksa bizim hemşerilerin oturduğu Sultanbeyli’den veya Kayışdağı’ndan mısın, Avcılar’dan, Küçükçekmece’den, Gazi’den veya Sarı Gazi’den misin? Beylikdüzü’nden misin, Pendik’ten misin?.

Söyle kız, sen İstanbul’un neresindensin?

Gözünü seveyim İstanbul, Paris gibi ucuz aşıkların şehri!

İnsana neden sırlar verilmiş; orada bir şahsiyet oluşsun diye. İşin ezelinde korkunç kanlar döküşmüş. Bu yüzden Tanrı Âdem’i yaratmış.

Dökülen kanlar tamamlanmamış sembollerdir. Hiçbir sembol mahşere kadar tamamlanmayacaktır. Bundandır şiirler yazılıyor, resimler yapılıyor. Aslında bütün güzeller sembol için yaratılmış yoksa gözleri bu kadar güzel olur muydu veya yüzü veya endamı?

Güzeller için söylenen her söz bir akistir. Bazı güzeller temenniden hoşlanır bazıları analizden. Bazılarında yasa var bazılarında yasak, bazıları evrendir bazıları evrensel.

Değersiz sözler tarihte kalmazlar, Tanrı bunu istemiyor. Acaba Tanrı hürmet eder mi? Eder, güzelliğe ve merhamete!

Bütün güzeller kuram üzeredir. Bazıları detaydır, bazıları detaylı, bazıları kalplere ekilir bazıları orada boy atar. Güzelliğin durabileceği hiçbir hudut yoktur ancak kendi ufuklarında sükûnet vardır.

Her güzelin bir devrimci yönü vardır. Kimi mahkûm eder kimi temyize çeker. Bazen uzaklarda dururlar hipotez kesilirler, Bazen temsil olurlar bazen temsilci.

Şimdi söyle güzellerin şahı, kız sen İstanbul’un neresindensin?

Her güzelin jenerik bir yanı vardır. Bazısının gözleri bazısının bakışları! Gözleri alıcı doğandır, bakışları armağan. Bazılarının yanağı bazılarının kirpiği! Yanağı lale olanın kâkülü siyah olur. Bazısının gözleri aleme bakar bazısının ki can alır.

Eğer sevgili seninle meşgulse; o, onun ders saatidir, eğer kaşlarını yıkmışsa, bu da onun gam saatidir. Sen ona söz söylesen hükmü yoktur, o söylerse hüküm kaldırır.

Bazı güzeller akıllı olur bazıları marifetli. Bazı güzeller tarif edilir bazıları tanımlanır. Bazıları adalet ister bazıları adalet benim der.

Bazen elini tutmak istersin, gazaplanır. Bazen yanağından öpmeye ruhsat verir, ruhsat bir nimettir, kıymetini bil.

Bazen deniz kesilir, der ki ki; kaptanım sensin. Bazen derin dalga kesilir, sen hükümsüz kalırsın.

Dostlar, diyorum ki; ne olursunuz, hadi bu hikâyenin sonunu siz söyleyin. Kardeşler, bunun sonu mu olur, ben sözden kesildim., artık onun güzelliği kaleme emanet.

Dil, güzellik karşısında her zaman aczini itiraf etmiştir. Bazı güzeller ders olarak okutulmuştur. Güneşi güzellere tay ederler, hatta güneş bütün sırlarını onlara söylemiştir, acaba güneş, yeminini onlar için mi bozup duruyor?

Şairlerin şiirlerindeki yüksek beyitlerin esrarı nereden gelir sanırsınız? Bakınız, şair, şiirinde ne diyor:

“A güzel bana öyle bakma, amansız belalara salma beni.

Kaşlarını çatma bana, cömertçe acı.

Bana şöyle deyip duruyorsun:

Bakışlarımla tenhada öldüreceğim seni!”

 O halde son kez bir daha sorayım:

Söyle ceylan, söyle güzeller güzeli, kız sen İstanbul’un neresindensin.


Yazı Arşivi


 

İlgili Terimler :

YORUMLAR