Kur’an Edebiyatı…
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Kur’an edebiyatında insanın konuşmasına Allah “beyan” diyor. “Rahman insana beyanı öğretti!”(Rahman/4) Beyan, bir yanıyla açık söz demektir. Yazı beyanın remzidir, yani parolası!
Sevinç yaratmayan yazılar birer kırılmış ruhtur, büyük olsa da kudreti olmaz onların.
Yaratıcı cümleler kurmak lazım. Eğer bunu kaybetmişsen sevincin eksikliğini hep duyarsın. Güzel söz Rahman’a saygıdır. Bunun için demişler ki: Dilin güzelliği damarlara karışmalı. Yetkin cümle heyecan veriri, bereket yaratır.
Kelimeler tecrübelerimizin kodlarıdır. Sözcüklere değer veren onurlu insanlar, dilin yaratıcı gücüne inanırlar. Kur’an buna “hikmet” der. “Sen o sözü görürüsün ki boyuna meyve verir!’” (İbrahim/24)
Söz gücünü kaybetmemeli!..
Aşık Şenlik’ten bir söz yazayım. O diyor ki: “İnsanın aklı kocasa da sözü kocamaz!” Yani can özünden söylenen cümleler zamana direnir. Eğer sıtk ile söylenmişse, zaman o söze itaat eder.
Sizlere dil ile ilgili bir sır vereyim: “Dil, onu konuşanın aklından daha akıllıdır!” Evet, garip bir durum; dilin insandan bağımsız bir beyni vardır. Konumuzu Kur’an üzere açmıştık, öyle sürdürelim!..
Metin sağlam ama mana tahrif! Evet tahrif böyle başladı. Zulmedilen kitap Kur’an! Muhammed’den kalan mirasa yazık ettiler (ona canım feda) Resul’ün mirası yağmalandı. Ölümünden hemen sonra başladı bu iş. Sonra saltanat son darbeyi vurdu.
İslam’a saltanatı ilk sokan kişiye Allah lanet etsin. Onu sevenlere de!
Bakar mısınız; Ümeyye saltanatı, Abbasi saltanatı, Selçuklu saltanatı, Osmanlı saltanatı. Eyy! İslam nerede? Yok. Ta ki cumhuriyet kurulana kadar. Gazi paşa Atatürk’ün tırnağına bütün saltanat halifeleri, onların babaları, onları sevenler ve sevenlerin babaları kurban olsun.
Onun sayesinde Kur’an-ı kendi dilimizle anlamaya başladık. Kıçı kırık mollalar bilmem nerelerini yırtıyorlar. “Olamaz, din elden gidiyor” diye. Olan elden giden bilmem senin nerendir covid 19!
Şimdi Resul’ün mirası tekrar yok edilmek isteniyor. Her tarafı cemaat virüsleri sarmış.
Ülkemin onurlu insanları, kasavetli yıllar geçiriyoruz. Resul Muhammed’e sahip çıkalım. Ona canlar feda. Kur’an-ı dilimize kazandıran Atatürk’e sahip çıkalım. Bu Atatürkçü denilen derneğin hiç sesi çıkmıyor, neredeler bunlar bre?
Rahmetli Erbakan’dan şöyle bir söz naklediyorlar: “Sol, organınızı narkozsuz alır, hiç değil hangi organınızın alındığını fark edersiniz. Sağ, narkozla alır, nerenizin alındığını fark edemezsiniz. Vallahi doğru. Adam gitmiş kendini bademletmiş, neresinin gittiğinden haberi yok.
Sağın en tehlikelisi türbe dilencileridir. Özellikle siyasiler türbelere gider, onlar için türbedir onlar. Bilmem Özal, bilmem Menderes veya Demirel! Olan bu narkozcular sayesinde ülkenin organları sökülüp gitmedi mi? Bunu ülkemizde kaç kişi biliyor?
Siyasilerin siyasi çıkarları var, sahip oldukları seciyeleri bunu götürüyor. Ya ülkemin vatandaşları? Onların ne işleri var bu türbelerin yanında?
Olan sen git organını yokla bak yerinde mi?
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
