Maskeli Benlik!
Hasan Kanaatlı
h.kanaatli@hotmail.com
*
Varlık felsefecileri ve arifler, insanlarda bulunan ” üç mecazi/sahte benlik” ten söz ederler. Bunların; ” maskeli benlik”, ” sanal/hayali benlik” ve “yansıtılmış benlik” olduğunu söylerler. Bunların karşısında bir de ” hakiki benlik” vardır.
Bir çok insan, hakiki benliğine ulaşamadan ve onu ortaya koymadan dünyadan göçüp giderler Çünkü insanın o benliğine ulaşabilmesi için, hayli enerji sarf etmesi gerekir. Fakat o sahte benlikler, insanın enerjisini kendisi için sarf ettirdiği için, bırakmaz ki insan, sahip olduğu enerjisini kendi gerçek benliğini ortaya çıkartması için kullansın ve onu elde etmek için efor harcasın!
Bu üç sahte benlik ( ki ben bunlara şeytani benlik diyorum!) içerisinde en tehlikeli olanı, “maskeli benlik” tir. Yani insanın, toplum içerisinde saygı duyulan bir takım unvanları kendisi için maske olarak kullanmasıdır!
Örneğin kimileri ben din adamıyım, doktorum, avukatım, mühendisim, şairim, başkanım, bakanım, yazarım, profesörüm, vekilim, önderim, liderim, kralım vs. gibi toplumsal değeri olan unvanları kendine benlikmiş gibi gösterir ve o maske altında, tüm çirkin kişiliğini ve art niyetlerini onunla örtmeye çalışır. Oysaki o ünvanların hiç birisi o adam değildir. Çünkü ünvanlar tüzel kişiliklerdir, geçicidir ve insan değillerdir, yalnızca insanın sonradan elde ettiği ve kullandığı bir takım isimlerdir!
MASKELİ benlik, hem insanın kendisini ve hem de toplumu aldatan en iğrenç bir benliktir! Bu benlik insanın kendi hakiki benliği üzerinde düşünmesine engel olduğu gibi, onun gücünün/ enerjisinin de bu kısa dünya hayatında boşuna harcanmasına vesile olur!
Örneği kimi İslamcı ya da ırkçılar, sürekli geçmişlerini, tarihlerini, geçmişte yaptıklarını övmekle ve onunla övünmekle uğraşıp dururlar. Enerjilerini hep ona harcarlar. ” İşte bizim geçmişimiz böyle, geçmişimiz şöyle, veya ben/biz geçmişte bunu böyle yaptım/yaptık, şunu şöyle ettim/ettik” gibi sözler sarfederler! Gerçekte bu, ” maskeli benlik” in bir hilesidir!
Bu benlik, İnsana kendisinin ve geçmişinin çok büyük ve önemli biri/birileri olduğunu tasavvur ettirir, saygın bir şahsiyet ya da kitle olduklarını düşündürür, oysaki o adam ya da o kitle boş birileridir ve hiç bir şeye sahip değillerdir!
Bu benlik ( maskeli benlik) o adama geçmişinin, dininin ve ideolojisinin kıyafetini giydirir o kadar. Nitekim Kur’an Yahudilerin de böyle olduklarını ve böyle bir düşünceye sahip bulunduklarını haber veriyor ve onların ;” biz Allah’ın seçkin ve sevgili kullarıyız” deyip bununla üstünlük tasladıklarını bildiriyor! Ve yine yakın tarihimizdeki Nazi Almanya’sındaki ırkçıların da; ” biz üstün ırkız” deyip kocaman bir Avrupa’yı yerle bir ettiklerini ve insanlığı katlettiklerini de biliyoruz!
“Sanal/hayali benlik” ile ” yansıtılmış benlik” de insanların büyük felaketlerinden biridir. Zaman olmadığı için açıklamayacağım.
Tek kurtuluşumuz ” hakiki benlik”e ( insanlığa ve öz Muhammedi İslam’a) ulaşıp onu elde etmektir, fakat o da bu zamanda her kişinin işi değildir! Rabbim akıbetimizi hayreyleye!
BENZER HABERLER
-
Rus Dışişleri: NATO’nun nükleer hamlelerine karşı stratejik önlemler alıyoruz
-
ABD basını: İran’a göre önce Trump göz kırptı
-
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
-
Trump, ABD ve İran arasındaki ateşkesi müzakereler sonuçlanana kadar uzatacağını açıkladı
-
Sanatçı Ferdi Atuner hayatını kaybetti
-
Merkez Bankası nisan ayı faiz kararını açıkladı
