Mukavemet Bir Savunma Mıdır?!
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Yani direniş bir savunma mıdır? Hayır değildir! Savunma gereklidir o doğal bir ihtiyaçtır ve kınamayan bir menfaattir. Kişinin ailesini savunması, canını savunması vb. Bunun övünülecek bir yanı mı var? Anne çocuğunu emziriyor diye kimse getirip buna rütbe takmaz.
Bunun yanında mukavemet kuru bir direniş de değildir. Direniş kelimesi Türkçedir fakat mukavemet kelimesini karşılamıyor. Mesela: Olumlu veya olumsuz her şeye direnebilirsin. Örnek: “İşid!” Kafa kesti ve direndi, direniş gösterdi, buna nazaran tarihe caniler sürüsü olarak geçti. Direniş bir yanıyla böyledir. Yazdığımız gibi bir yanıyla lakin öteki yanıyla da asaletli insanların metodudur. Biz mukavemet derken direnişin bu yanını kastediyoruz.
Mukavemet, “kavi” kökündendir. Kavi, kuvvet manasına gelir. Allah’ın isimlerinden birisinin adı da “Kavi”dir. Güreşçiler meydana çıkınca “Ya Kavi-Ya Metin Allah” derler, yenilmemek için mukavemet gösterirler.
Mukavemetin her zaman bir üst boyutu vardır ve bu kesintisizdir. Eğer bu kesilirse o mukavemetin idamesi akim kalır. Mukavemette kişinin elle tutulur hiçbir menfaati yoktur hatta zararı bazen devasa boyutta olur, can telef edilir. Bir örnekle konunun anlaşılıp sindirilmesini istiyorum:
Diyelim ki bir kasabada kahvenin önünde oturuyorsunuz. Yoldan geçen genç bir kıza sataşma var, kızın onuruna el atılıyor. Bu durum his olarak seni rahatsız ediyor ama seninle ilgili bir durum değil, hem sana ne? Lakin gel görkü olmaz diyorsun, bunu kabul edemem diyorsun ve bağırıyorsun..
-Bırakın o kızı, siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?
İşi ileri götürüyorsunuz:
“Bırakın o kızı yoksa karşınızda beni bulursunuz.”
Şartlara göre orada her şey olur. Ölürsün veya öldürürsün. Görüldüğü gibi burada senin hiçbir menfaatin yok. Peki, nedir bu? Bu bir mukavemet ruhudur. Toplumu ayakta tutan işte bu ruhtur. Emperyalistlerin yok etmek istediği de bu ruhtur. Bu ruhu, cemaatler eliyle, medya eliyle, satılmış kalemler eliyle, iktidarlar eliyle, partiler eliyle yok etmek istiyorlar.
Eğer toplum mukavemetini kaybederse, o toplumda emniyetin ve ahlakın hiçbir ilkesi işlemiyor demektir. Varlık cevheri ancak mücadele meydanında rüşt eder.
Hak adına direnen her kişi hakkın bayrağıdır. Bu kişiler ahlak prensiplerine ve hürriyetin asaletine inanmış insanlardır. Hürriyetin test ettiği hiçbir şey kaybolmuyor.
İnsanımızın daha bir kolay yaşam arayışı onların direnişin kırdı, zorlukların kucağına attı. Rahat yaşam uğruna 2-3 üniversite bitiren genç, yaşının gelip geçtiğinden haberi bile yok. Yurt dışı tatilleri, kredi borçları, stajlar, araba sevdası vb. Kolay yaşama bak!..
Bu insanlar sonradan da filozof kesiliyorlar şöyle diyorlar: Yaşamın hiçbir anlamı yok.
Peki, kolay yaşam böyle ya lüks yaşam?.. O da ayrı bir facia!.
Şahıs olarak müşkülpesent biriyim, ağır canlıyım. Bir bardak suyu bile rahmetli agam veya abam getirirdi. Halime hem güler hem acırlardı. Onlara dedim ki Vallah’a bundan sonra suyu ben getirecem sizlere. Nasip olmadı, onlara bir bardak su veremedim. İlahi, sen agama-abama rahmeyle. Bu yazıyı okuyanların da azizlerine rahmeyle!
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
