Prof. Dr. Barış Doster: Dış politikada ölçek nedir? Dış politikada başarı nasıl ölçülür?

-Siyasî Analiz - 12 Ekim 2026 00:00 A A

Prof. Dr. Barış Doster

YAZAR ARŞİVİ

Dış politika, doğası gereği, çok fazla, çok farklı ve çok çeşitli alanları besler ve onlardan beslenir. Çok ve çeşitli girdileri olan bir alandır. Coğrafyadan tarihe, ekonomiden istihbarata, askeri güçten kamu diplomasisi, yaygın ifadeyle yumuşak güç unsurlarına kadar pek çok konu başlığıyla birlikte incelenir çünkü dış politika.

Devletin kapasitesi, yani devletin ölçeği, diğer ifadeyle güç unsurlarının toplamı (siyasi, iktisadi, askeri ve yumuşak güç unsurlarıdır bunlar) dış politikada belirleyicidir. Coğrafya dış politikada belirleyicidir. Ticari ilişkiler dış politikada belirleyicidir. Eğer varsa, başka ülke veya ülkelere enerji bağımlılığı dış politikada belirleyicidir. Bu dört unsura rağmen, dış politika yapılamaz.

Dahası var. Bir ülkenin kapasitesi, ölçeği, bugünden yarına, akşamdan sabaha yükselmez. Planlama gerekir. Ulusal uzlaşı gerekir. Zaman gerekir. Hazırlık gerekir. Bunlar da yetmez. Bölgesel ve küresel ortamın, konjonktürün, uluslararası düzlemin de buna elvermesi gerekir. Müttefiklerin ve hasımların tutumu da önemlidir elbette.

Çünkü uluslararası ortam, doğası gereği karmaşıktır. Çelişkinin, kargaşanın, çatışmanın, gerilimin yoğun olduğu bir ortamdır. Benzetmek gerekirse, dış politikanın sürücü koltuğundaki kişi, yolda dilediği gibi hız yapan bir şoför değildir. Unutmaması gerekenler vardır, uymak zorunda olduğu kurallar vardır, kırmızı ışıklar vardır, arkadan hızla gelen araçlar vardır, önde giden kamyon vardır, karşıdan hızla gelen ağır vasıta vardır.

Sevdiğimiz siyasetçi dışişleri bakanı oldu diye, dış politikada başarı gelmez. Çünkü dışişleri bakanı, ülkesinin gücü, kapasitesi, ağırlığı ne kadar ise o kadar etkilidir. Bu yalın gerçeği kabullenmek gerekir.

Kimilerinin çok karmaşık, anlaşılmaz buldukları dış politikanın başarılı olup olmadığını gösteren basit, kolay sorular vardır üstelik.

Dış politikanın etkinliğini, saygınlığını, nüfuzunu, başarısını ölçmenin de yolları vardır kuşkusuz.

Örneğin, pasaportun kaç ülke tarafından itibar gördüğü, kaç ülkeye vizesiz gidilebildiği, kaç ülkenin pasaporta vize uyguladığı ve bu vizeyi çok zor verdiği, ülkenin itibarını göstermesi açısından önemlidir.

Kendimizden örnek verelim. Acaba Türk Pasaportuna hangi ülkeler vize istiyor? Hangileri istemiyor? Yurttaşlarımızın öncelikle gitmek istedikleri ülkelere vize almak kolay mı?

Türk dünyasından bir başka örnek daha verelim.

İktidarıyla muhalefetiyle, sağcısıyla solcusuyla, Kemalistiyle Milli Görüşçüsüyle, ulusal dava olarak gördüğümüz Kıbrıs meselesinde, KKTC’yi kaç ülkeye tanıtmayı başardık? Türk devletleri (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan) KKTC’yi niçin tanımıyorlar? Orta Asya’daki (Türkistan) Türk devletleri, KKTC’yi tanımak şöyle dursun, Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Kesimi’yle gelişen ilişkilerini, büyükelçi atamalarını, Güney Kıbrıs’ı, adanın tek meşru hükümeti olarak tanımalarını, Ankara’ya nasıl izah ediyorlar?

Şu soruyu da sormalıyız elbette: Türkiye’nin Türk devletleriyle karşılıklı ticareti ne durumda?

Dış politika, büyük sermaye ilişkisinden bir örnek verelim.

İktidar blokunun en büyük destekçilerinden olan büyük sermaye çevreleri, hangi ülkelerde, hangi büyük ihaleleri alıyorlar?

İktidarıyla muhalefetiyle, Türkiye’nin AB üyeliğine destekleyen bir siyasal partiler düzeni var ülkemizde. Peki, AB üyeliği konusunda ne kadar yol alındı?

ABD Başkanı Trump, Ankara’da birkaç ay önce düzenlenen NATO zirvesinde Türkiye’ye verdiği sözleri niçin tutmuyor?

Suriye’deki yeni rejim, El Şara yönetimi, ülkesinin yeniden inşasında, Türk şirketlerine, ne kadar ihale verdi?

Türkiye’nin destek verdiği Libya’daki iktidar, Türk inşaat şirketlerinin yıllardır ödenmeyen paralarını ödedi mi?

Aramızın gayet iyi olduğu Katar, bizim hassasiyetimizi yok sayarak, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’yle geliştirdiği ilişkileri, yaptığı enerji anlaşmalarını, ortak tatbikatları nasıl izah ediyor?

İki devlet, tek millet olarak gördüğümüz Azerbaycan’ın son haftalarda kullandığı sert ifadelerin muhatabı kimdir? Azerbaycan; Türkiye’nin İsrail siyasetini ne kadar paylaşıyor? Türkiye; Azerbaycan – İsrail ilişkilerinin boyutu, derinliği, yakınlığı hakkında ne düşünüyor?

Sorular çoğaltılabilir elbette.

Ama devletin ölçeği dikkate alınmadan ve dış politikayı ölçme kriterleri gözetilmeden, sağlıklı yorum yapılamaz.

 

-Siyasî Analiz - 00:00 A A
BENZER HABERLER