“Terim İlaçtır Benim”
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Ülkemin devrimci gençleri bu türküyü hep söylerlerdi, işin doğrusu pek de güzel derlerdi.
“Odam kireç tutmuyor, kumunu karmayınca,
Sevdan baştan gitmiyor, sarılıp yatmayınca
Odam kireçtir benim, yüzüm güleçtir benim,
Soyun da gir koynuma, terim ilaçtır benim.
Oy limini limini, oy limini limini.”
Başınız için bilenler bu türküyü söylesinler de tazelesinler kendilerini. “Soyunda gir koynuma terim ilaçtır benim!” Hanım bana kızıyor, diyor yaz aylarında insan terliyor, sabah akşam duş al diyor. Kars tabiriyle çim diyor. Garibimin galiba bu türküden haberi yok!
Bazen derin konuları anlayamıyoruz, acaba buna sebep nedir? Ruhsal sebeplerin yanında konunun ağırlığı da buna manidir. Türk insanında muhakeme yetisi pek gelişmemiştir. Yani analiz etme kabiliyeti.
Ülkemizde analiz meselesi istisnalar hariç Atatürk’le başladı, sonra kurum olarak Harbiye’ye geçti. Millet analiz egzersizinden uzak kaldı. Buna nazaran solcu gençler bu işi başardı. Ülkenin diğer bütün kesimi statükoya teslim oldular.
Solcuların işi zordu, Kürtçülük meselesiyle de uğraştılar. Bu yetmiyormuş gibi sağın bazı iftiralarını da göğüslemek zorunda kaldılar, böylece savruldular. Başa dönelim; insanlarımız neden analiz edemiyorlar demiştik. Analiz, yani muhakeme gücünü delilden alır, heyhat ki sağa delil de kâr etmiyor.
Yöneliş ve arayış ciddi bir yol ayrımıdır. Ülkemizde olan yöneliştir. Bir çıkmaz sokak! Allah2a yönel, hakka yönel. Bunlar beylik cümlelerdir. Oysa arayış bir kalkış noktasıdır, orada bir eylem vardır, alın teri vardır.
İman fiil halinde olandır, biz buna arayış diyoruz. Bu kutlu vatanda arayışın önünü cemaatler kesmiştir. Cemaat inancı insanımızın derinliğine işlemiştir. Benim yazılarımda kokuşmuş sağ dediğim bundandır. İstisnalar hariç sağ ele geçirilmiştir.
Ahlak, yasaktan doğmuştur, din de öyle. Meşhur on emrin sekizi yasaktır. Hakiki ahlak niyetleri sorar. Yani bu söz de, bu yazı da senin niyetin nedir? İşte burada insandan çaba istenir; çünkü bu iş kişinin şahsiyetine bağlıdır.
Yapılan her şeyin niyetle ilişkisi vardır. Allah’ın lütfu kişinin niyetine göredir. Bunun için niyet sağlam, ruh büyük olmalı.
İnsanı sahip olduğu her şeyden soyutlayın, orada sadece onun niyetini bulursunuz., saf niyet! Bir meselenin çözümünde bilgi ve niyet birbirini izlemeli. Bilgiden noksan bir niyet, insanın zayiinden başka nedir ki?
Diyorlar ki kişinin niyeti onun kabirde ki yoldaşıdır. Usul-u Kafi’de İmam Cafer’den şöyle bir söz var: “Allah buyurdu ki: Bana yöneleni niyetinden tanırım. Onu; yerin-göğün ve bütün yaratılmışların afetinden korurum. Ona bir çıkış yolu gösteririm. Başkalarına yöneleni de niyetinden tanırım. Onun ayağının altından yeri kaydırırım.
-
İran Dışişleri: Güney sahillerine saldırı mutabakatın ihlali
-
Evrensel muhabiri Doğa Baskan tahliye edildi
-
ABD, bir yük gemisine saldırının ardından İran’ı vurdu
-
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti
-
Rutte’nin İran saldırılarına üs desteği sözleri Tahran’ı kızdırdı, Roma iddiaları yalanladı
-
Reuters: Trump KAAN için 700 milyon dolarlık motor satışını Kongre’ye bildirdi
