İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında, eylül ayının ilk yarısında gerçekleştiği belirtilen yüksek tutarlı para hareketleri gündeme geldi. Tera ve Pusula fonlarından yalnızca 16 günde 401 milyar 266 milyon 791 bin 742 TL sermaye çıkışı yapıldığı iddia edildi.
Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek’in haberine göre, 1-16 Eylül tarihleri arasında iki fondan yüksek tutarlı çıkış gerçekleştiren 440 yatırımcının işlemleri inceleme konusu oldu.
Savcılığın, söz konusu işlemlerin olağan yatırım kararlarından mı kaynaklandığını yoksa soruşturma kapsamında alınabilecek tedbirlere ilişkin önceden edinilmiş bilgilerle bağlantılı olup olmadığını araştırdığı aktarıldı.
Tera fonundan 335,9 milyar TL’lik çıkış iddiası
Haberde aktarılan mali verilere göre, Tera fonunda 1-16 Eylül tarihleri arasında 100 milyon TL ve üzerinde çıkış yapan 168 yatırımcı tespit edildi.
Bu yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemlerin toplam büyüklüğünün 335 milyar 912 milyon 421 bin 253 TL olduğu belirtildi.
Pusula fonunda ise aynı dönemde 50 milyon TL ve üzerinde çıkış yapan 272 yatırımcının bulunduğu, söz konusu işlemlerin toplam tutarının 65 milyar 354 milyon 370 bin 489 TL’ye ulaştığı öne sürüldü.
Böylece iki fonda belirlenen tutar eşiklerinin üzerinde işlem gerçekleştiren toplam 440 yatırımcının sermaye çıkışları 401 milyar TL’yi aştı.
Fon soruşturmasında 187,6 milyar TL’lik geri çağırma süreci
Soruşturma kapsamında daha önce de üç ayrı fondan elde edildiği belirtilen yüksek tutarlı kazançlar gündeme gelmişti.
Haberde yer alan bilgilere göre, 214 kişi ve kurumun üç farklı fondan toplam 187 milyar 653 milyon TL kâr elde ettiği yönündeki tespitlerin ardından, bu tutarların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla geri çağrılmasına yönelik süreç başlatıldı.
Bu gelişmenin ardından, eylül ayının ilk 16 gününde Tera ve Pusula fonlarında gerçekleştiği öne sürülen yüksek tutarlı çıkışlar da soruşturmanın inceleme başlıkları arasına girdi.
187,6 milyar TL’lik kazançlara ilişkin geri çağırma süreci ile 401 milyar TL’yi aşan sermaye çıkışı iddiası, farklı mali işlemleri ifade ediyor. İki tutarın aynı para hareketini gösterdiğine ilişkin bir bilgi bulunmuyor.
Savcılık para çıkışlarının zamanlamasını araştırıyor
Habere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yüksek tutarlı işlemlerin yalnızca büyüklüğüne değil, hangi tarihlerde gerçekleştirildiğine de odaklanıyor.
İncelemenin temel başlıklarından birini, yatırımcıların fonlardan çıkış kararlarını soruşturma kapsamında alınabilecek olası tedbirlerden önce verip vermedikleri oluşturuyor.
Savcılığın, söz konusu işlemlerin kamuoyuna henüz açıklanmamış bilgilere dayanılarak gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini araştırdığı belirtildi.
Ancak aktarılan bilgiler, yatırımcıların önceden bilgi sahibi olduklarının veya hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiklerinin kanıtlandığı anlamına gelmiyor.
‘Haberli çıkış’ iddiası mercek altında
Soruşturmada dikkat çeken bir diğer başlık ise ‘haberli çıkış’ şüphesi oldu.
İddiaya göre incelemeyi yürüten birimler, yatırımcıların fonlardan ayrılma kararlarının olağan piyasa koşulları, risk değerlendirmeleri veya kamuya açıklanmamış bilgiler doğrultusunda alınıp alınmadığını belirlemeye çalışıyor.
Bu kapsamda para hareketlerinin zamanlaması ile olası tedbir kararları arasında bağlantı bulunup bulunmadığının araştırıldığı ifade ediliyor.
Önceden bilgi paylaşımına ilişkin somut delillere ulaşılması durumunda, soruşturmanın kapsamının genişletilmesi veya yeni tedbirlerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Ancak bu aşamada böyle bir bağlantının kanıtlandığına ilişkin doğrulanmış bir bulgu aktarılmadı.
401 milyar TL’lik fon çıkışı ne anlama geliyor?
Haberde belirtilen 401,3 milyar TL, iki fonda belirli tutar eşiklerinin üzerinde işlem yapan yatırımcıların 16 günlük dönemde gerçekleştirdiği iddia edilen toplam sermaye çıkışını ifade ediyor.
Bu rakam, tek başına aynı miktarda yatırımcı zararı oluştuğunu, fon varlıklarının kaybolduğunu veya söz konusu tutarın hukuka aykırı yollarla aktarıldığını göstermiyor.
Yatırım fonlarından yüksek tutarlı çıkışlar, portföy değişiklikleri, likidite ihtiyaçları veya piyasa koşullarına bağlı yatırım kararları nedeniyle de gerçekleşebiliyor.
Dolayısıyla işlemlerin hukuki niteliğinin belirlenebilmesi için, para hareketlerinin dayanağı, işlem tarihleri ve varsa yatırımcılar arasında gerçekleşen bilgi paylaşımının somut delillerle değerlendirilmesi gerekiyor.
440 yatırımcıya ilişkin incelemenin sonucu, iddia edilen para hareketlerinin soruşturmayla bağlantılı olup olmadığının açıklığa kavuşması açısından önem taşıyor.
