Alman basınında İmamoğlu iddianamesi: Absürt tiyatro
Alman basınında, İmamoğlu ile ilgili hazırlanan iddianameye dair, “İstanbul savcıları, kendilerini hükümetin iş birlikçisi olarak kullandırıyor” yorumu yapıldı.
Cezaevinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi ile hazırlanan iddianame Alman basınında da geniş yankı buldu.
General Anzeiger Bonn gazetesinde kaleme aldığı makale ile konuyu değerlendiren gazeteci ve yorumcu Susanne Güsten, “absürt bir tiyatro” olarak nitelendirdiği İmamoğlu iddianamesinin sadece “siyasi bir hesaplaşmadan” ibaret olduğu görüşünde:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkındaki ceza talebinin ardında siyasi bir hesaplaşma yatıyor. 2028’den sonra da iktidarda kalmak isteyen Recep Tayyip Erdoğan, bu yolda etkili bir muhalefetin yoluna taş koymasını istemiyor… Amaç, Türklerin büyük bir kesimi tarafından sevilen ve sekiz aydır hapiste tutulan İmamoğlu’nu vicdanı olmayan bir haydut gibi göstermek ve süresiz demir parmaklıkların ardında tutarak siyasi hayatını bitirmek.
İstanbul Başsavcılığı bir adım daha ileri giderek İmamoğlu’nun partisi CHP’nin de kapatılmasını istiyor. Bu da siyasi bir taktik… Gündeme getirilen kapatma girişimi ile, partinin daha da fazla müdafaaya çekilmesi hedefleniyor. Erdoğan’ın yargıyı kendi çıkarları için kullanıyor olması sadece CHP açısından kötü değil. Muhalefete karşı başlatılan hukuki savaşın açtığı yaralar, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı günün birinde sona erse bile, uzun süre kapanmayacak. İstanbul savcıları, kendilerini hükümetin iş birlikçisi olarak kullandırıyor… İmamoğlu davası olarak karşımıza çıkan bu absürt tiyatro Türkiye’nin trajedisi oluyor.”

“Halka, ‘İmamoğlu’nu unutun’ deniyor
Süddeutsche Zeitung‘un köşe yazarlarından Raphael Geiger’in konuya ilişkin yorumu şöyle:
“Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınması bir şok etkisi yaratmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin yükselen yıldızına karşı, bir sonraki seçimlerde karşısına çıkmaması için bu kadar ileri gitmeyi göze almıştı demek. Ardından protestolar başladı. Bir öğrenci kuşağı demokrasi kavgası vermeyi keşfetti ve yaşanan şok bir enerjiye dönüştü.
Soru şu: Sürekli yeni bir şok yaşandığında geriye ne kadar enerji kalır? Mart ayındakine benzer gösteriler devamlı tekrarlanabilir mi? Her seferinde sokağa çıkmaya hazır insanlar bulunabilir mi? İmamoğlu ve muhalefete karşı hep yeni iddialar gündeme getiriliyor… Bu iddialar özünde halka şunu söylüyor: İmamoğlu’nu unutun, o Erdoğan hayatta olduğu sürece özgürlüğüne kavuşamayacak.
Erdoğan’ın hedefinin sadece İmamoğlu’nun siyasi kariyerini bitirmek olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin en eski ve anketlere göre şu an en güçlü partisi CHP’yi de seçim kazanamayacak hale getirmeye çalıştığı açık. Bu partinin iktidara gelmeyi bile denememesini istiyor. Ana muhalefet partisinin gözaltılar ve davalarla enerjisini kaybetmesi hedefleniyor.”
“Erdoğan 2019 yenilgisini hazmedemedi”
Frankfurter Allgemeine Zeitung‘tan Friederike Böge ise söz konusu iddianamenin, Erdoğan’ın seçim yenilgisini hazmedemeyişi ile ilgili olduğu yorumunu yapıyor.
“İstanbul Cumguriyet Başsavcısı’nın isteği, Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin kapatılması ve bu partinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun hayatının geri kalanını cezaevinde geçirmesi… İmamoğlu hakkında dile getirilen 142 ayrı suç iddiasının yargı süreci, onun bir sonraki seçimlere katılmasını belli ki engelleyecek.
Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddiaların nedeni temelde, 2019 yılında yapılan ve Erdoğan tarafından tekrarlanmaya zorlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri. Recep Tayyip Erdoğan, kendi adayının İmamoğlu tarafından iki kez mağlup edilmiş olmasını bugüne dek hazmedebilmiş değil.”
Kaynak: DW Türkçe
-
İran-ABD vize krizi: Futbolculara evet, yöneticilere ret
-
Ermenistan, Rusya baskısı altında seçimlere giriyor
-
Trump: Vietnam 19 yıl sürdü, üçüncü ayımdayım
-
İran ve ABD’den karşılıklı saldırılar: Hürmüz Boğazı yeniden risk altında
-
Karadeniz’de Türk teknesine saldırı: Batan teknede bir denizci hayatını kaybetti
-
Cahit Kılıç: İnsan, vicdan ve fırdöndüler!
