Yerebatan Sarnıcı’nın İBB’den devrine yürütmeyi durdurma kararı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetinde bulunan Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi.
2 Haziran’da Yerebatan Sarnıcı’nın tahliye edilmesi için yazı gönderilmiş ve yapı boşaltılarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmişti.
İBB’nin üst mahkemeye yaptığı itiraz üzerine ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi yürütmenin yeniden durdurulmasına karar verdi ve süreç bu kararla yeni bir aşamaya taşındı.
Yerebatan Sarnıcı’na ilişkin süreç, nisan ayı başında yapının büyükşehir belediyesinden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesiyle başladı.
İBB, durumu 1 Nisan’da tapu kayıtlarının incelenmesi sırasında öğrendiklerini açıkladı.
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden yapılan sosyal medya paylaşımında da daha önce Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi, Şerefiye Sarnıcı’nın da genel müdürlüğe aktarıldığı hatırlatıldı.
Gelişmeyle ilgili konuşan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, ellerindeki mülkiyet belgelerinin net olduğunu savundu.
Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Aksu, CHP’li belediyelerdeki taşınmazların genel müdürlük bünyesine alındığı eleştirilerine yanıt vererek AKP’li belediyelerdeki yapılara da “el koyduklarını” söyledi.
Silivri’de cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu, gelişme için “Bir “çökme” kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar” açıklaması yaptı.
İBB yargı yoluna giderken, 8 Mayıs 2026’da İstanbul 8. İdare Mahkemesi tahliye işlemi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Bunun ardından İBB, yapının Vakıflar’a devredilmesine de itiraz etti.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ise savunmasında 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na dayanarak, geçmişi vakıf olan kültür varlıklarının mazbut vakıflara devredilebileceğini ve bu değerlendirmenin somut belgelere dayandığını belirtti.
Mahkeme daha sonra yaptığı incelemede yürütmenin durdurulması için gerekli şartların oluşmadığına hükmederek İBB’nin talebini reddetti.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Gezi Parkı’nın 2018’deki devri sırasında, “mülkiyeti vakıf olup da Vakfına rücu edilmeyenlerin çalışmalarının sürdüğü” açıklamasını yapmıştı.
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en çok ziyaret edilen ve en yüksek gelir getiren müzelerinden biri.
Restorasyon çalışmaları İBB tarafından tamamlanan müze 2022 yılında yeniden ziyarete açılmıştı.
İBB’den verilen sayılara göre restorasyonun ardından günlük 1.000 ziyaretçi alan müzenin günlük yaklaşık 10 bin ziyaretçi almaya başladığı savunuldu.
İBB, 2022 yılından bu yana sarnıcın 10 milyondan fazla ziyaretçi ağırladığını belirtti.
7 Nisan 2026 itibarıyla ziyaret ücreti yerliler için 450 TL, yabancılar için 1.950 TL, öğrenciler içinse 90 TL.
19:30-22:00 arasındaki akşam ziyaretleri ise yerliler için 750, yabancılar için 3.000, öğrenciler içinse 400 TL.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir yapı.
Müze olarak kullanılan sarnıcın tapusunun müdürlük adına tescil edilmesi, mülkiyetin İBB’den alınarak müdürlüğe aktarılması anlamına geliyor.
Bu devir ile birlikte yapının gelecekteki bakım onarım ve işletme yetkisi de merkezi yönetime geçmiş oluyor.
Hukuki tartışma
Devir işlemi 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi ve Vakıflar Yönetmeliği’nin 178. maddesine dayandırılıyor.
30. madde, vakıf yoluyla meydana gelen ancak zamanla kamu kurumlarının mülkiyetine geçen varlıklar, “mazbut vakfına devredilir” diyor.
Yerebatan Sarnıcı’nın vakıf bağlantıları ile ilgili gerekli kanıtların ortaya koyulmadığını savunan İBB, “bir dava süreci olmadan, idari bir yargı kararı olmadan doğrudan tapu tescili ile Yerebatan Sarnıcı ile ilgili mülkiyet değişikliği yapıldığını” savundu.
Belediye, 20 Kasım 2025’te yapılan yasal düzenlemelerin ardından vakıf bağlantısı ile ilgili değerlendirmelerin kapsamının genişletildiğini savunuyor.
Buna göre İBB, “taşınmazın doğrudan vakıf yoluyla meydana gelmiş olması şartının fiilen esnetildiğini, geçmişte vakıflar tarafından onarım görmek, vakıflar tarafından desteklenmek, herhangi bir dönemde vakıflarla ilişkilendirilebilmenin” tescilde yeterli bulunmaya başlandığını söylüyor.
İBB yazılı açıklamasında da “Bu durum, doğrudan vakıf eseri olmayan bazı taşınmazların da geçmişteki sınırlı müdahaleler veya ilişkiler gerekçe gösterilerek vakıf taşınmazı olarak değerlendirilmesinin önünü açabilecek bir hukuki zemin oluşturmuştur” ifadelerine yer verdi.
Vakıflar Genel Müdürü Aksu, Yerebatan Sarnıcı ile ilgili ellerinde belge olduğunu belirterek “Biz Osmanlı belgeleriyle buranın bizim olduğunu ispatlamazsak hiçbir devlet kurumu bize bir şey vermez” dedi.
Aksu AKP’li belediyelere ait yapılara da genel müdürlükçe “el koyulduğunu” şu ifadelerle anlattı:
“Konya Belediyesi, geçmişte bir vakıf mülküymüş. Devlet tarafından satılmış. Konya Belediyesi gitmiş, binayı almış, içerisine de 50-60 milyon masraf etmiş. Biz gittik el koyduk.
“Ankara – Altındağ Belediyesi’nin bir dünya yerine el koyduk. Valiliklerin mülklerine el koyuyoruz.
“Örneğin Kastamonu Valiliği’ne el koyduk. Sonuçta vakıf binasıymış, vakıf mülküymüş.
“Bursa Belediyesi’nin de yerlerine el koyduk. Bursa Belediyesi’nden geldiler, ‘Şunları, şunları biz kullanmak istiyoruz’ dediler, konuştuk, anlaştık. Düşük sayılacak bir rakamla kiraya verdik. Kafamıza göre bir şey yapmıyoruz”
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Gezi Parkı’nın devri sırasında yaptığı açıklamada “2008’den 2019’a kadar 647 eserin, 2019’dan bu yana ise yine 367 eserin Vakfına dönüştürüldüğünü” açıklamıştı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, burada da 30. Maddeye referans vermişti:
“2008’de yapılan kanuni düzenleme ‘Vakıf yoluyla meydana gelip, her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idareler, köy ve tüzel kişiliğin mülkiyetine geçmiş Vakıf Kültür Varlıkları Mazbut Vakfına Devrolunur’ ibaresi yasa ile kanunlaştırılmıştır.”
Vakıflar Genel Müdürlüğü nasıl bir yapı?
Vakıflar Genel Müdürlüğü Türkiye’deki vakıfları denetlemekle yükümlü bir kuruluş.
Bu müdürlüğün ana görevleri 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de şöyle tanımlanıyor:
- Vakıf mallarını ekonomik şekilde işletmek, mimari veya tarihi değeri olup yönetimi Vakfa ait olan eski eser yapıları muhafaza ve imar etmek,
- Vakfa ait müesseseleri gayelerine göre yaşatmak,
- Vakıf paraları nemalandırmak,
- Mütevellileri tayin, gerektiğinde azletmek,
- Görev ve hizmetleri ile bütün vakıfların vakfiyelerinde veya vakfiye yerine geçen Hüccet, Berat, Ferman gibi belgelerden veya vakıf senetlerinde yazılı hayri, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri yerine getirmek,
- Vakfiyelerde öngörülen hizmetlerin en iyi bir şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak için vakıf hükmü şahsiyetini korumak şartı ile gerektiğinde vakıf gayrimenkulleri değiştirerek daha fazla gelir getirici yatırımlara tahsis etmek,
- Kanun, tüzük ve yönetmeliklerle kendisine verilen diğer görev ve hizmetleri yapmak
Müdürlük vakıflara ait olan taşınmazların kiralanması veya işletilmesinden elde edilen geliri, vakıflarla ilgili faaliyetlerde kullanabilir.
Kaynak: BBC Türkçe
-
İran savaşı, grevler, EES: Avrupa’da uçak yolcusu neden azaldı
-
Hizbullah, İsrail ve Lübnan arasındaki ateşkesi reddetti: ‘Teslim olmak anlamına gelir’
-
Yerebatan Sarnıcı’nın İBB’den devrine yürütmeyi durdurma kararı
-
ABD Dışişleri Bakanı’ Marco Rubio: Türkiye F-35 alamaz
-
İran dini liderinden ABD’ye mesaj: Kötü niyetli düşmana ağır darbe indirildi
-
AYM süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti
