Neşe Doster: Eğitimcilerle dertleşme…(2)
Neşe Doster
nesedoster@yahoo.com
Başöğretmen Ankara’da toplanan 1. Maarif Kongresi’ninin açılışında öğretmenlere hitaben diyor ki; “Eğitim milli, sabırlı ve metanetli olmalıdır. Eğitim bir milleti hür ve köle yapar, milletimizin temiz karakteri yetenek ile doludur, bunu işleyecek olan sizlersiniz!”
O’nun bu dağa taşa yazılası, arşivlere kazınası sözlerini unutmasaydık, daha doğrusu esas alsaydık, bugün geniş anlamda ve pek çok alanda bu sorunları tartışmaz, bu sorulara yanıt aramaz, bu tür yazıları kaleme almazdık…
Yine öngörüyü esas alan sözleri, demeçleri arasında sadece bunları unutmasaydık, eğitimde bunca sorunu yaşamaz ve yaşatmazdık. Ne yazık ki bugün bu tanımların dışına çıkıp orduları çeşitlendirerek artırmışız! Örneğin eğitimli işsizler ordusu, ev gençleri ordusu, diplomalı işsizler ordusu, umutsuzlar ordusu, şiddet gören, öldürülen, okutulmayan kadınlar ordusu gibi ordular yetiştirmişiz! Ne kadar övünsek azdır doğrusu!
Sorularla ilerlersek; Biz şimdi ulus olarak, yetkili zevat olarak, yönetim erbabı olarak bu önemli sorunlarla yüzleşecek miyiz, uzlaşacak mıyız, ya da pek çok konuda olduğu gibi kulak ardı edip görmezden mi geleceğiz?
Yoksa şaşırtıcı bir şekilde eğitimdeki depremin nedenleri, nasılları üzerinde kafa yorup, Hasan Ali Yücel, Hamdullah Suphi, Saffet Arıkan, İsmail Hakkı Tonguç ve Mustafa Necati kuşağının yaptıklarını hatırlayıp, Köy Enstitüleri’nin, Öğretmen Okulları’nın başarılarını ve çözüm odaklı oluşlarını yine ve yeniden masaya mı yatıracağız?
Yine sürekli çalışan, üreten, nitelikten ödün vermeyen, çalışmadan yapamayan- yaşayamayan, duruşuyla kök salan, göz boyamayan, el uzatan, ulaşılan ses olan, güç veren, destek veren, sevinci de, hüznü de paylaşan, öğrencilerini yüreklendiren eğitimcilere arka çıkıp, atamalarını yapıp, hak ettikleri makamlara gelmelerini sağlayacak mıyız? Yoksa “bendensin- değilsin” görüşüne sadık kalarak, zemin, zaman, sınır tanımadan koşar adım ilerleyecek miyiz?
Ve yine mesleğine sımsıkı yapışıp ödünsüz emek veren, bakışıyla, mimiğiyle, el uzatışıyla farkını kanıtlayan, politik duruşu ve toplumsal tavrıyla ne olduğunun ve olmadığının altını çizen eğitimcilerimizin çığ gibi artan sorunlarına çare bulmaya mı çalışacağız? Yoksa “başının çaresine bak, pazarlarda sebze sat!” deyip geçecek miyiz?
Unutmayalım! Öğretmenler üretken, sorumluluk bilinci taşıyan bir mesleğin erbabıdır, yeter ki önü kesilmesin…
Not: Eğitim içerikli bu yazımı atıf mı, çağrışım mı, gönderme mi sayarsınız size kalmış. Sözün özü şu ki; Kışladan okula, hastaneden otoyola, araziden arsaya satılmadık bir şey bırakmayan anlayış; yozluğun ve değerbilmezliğin arttığı, sanatın küçümsendiği, kolaycılığın yüceltildiği günümüzde bu sorunlara acilen çözüm bulmalıdır.
Önemli not: Başöğretmen; “Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri! Yeni nesli sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!” sözüyle eğitimcilere büyük bir görev ve sorumluluk verirken, yönetimin kapsama alanına girmeyen gençler için, başöğretmenin sözüne sadık kalarak, vefayı, güven duygusunu, sabırlı adımlar atmayı hayatımızdan çıkarmayarak, bu değerleri neden unuttuk sorusuna yanıt arayarak geleceğin mimarlarına yol ve yön çizelim…
Soru notu: “Sen önemlisin, ben buradayım ve seni görüyorum!” demek bu kadar zor mu?
Hatırlatma notu: Ne diyor el dokuması torbasıyla, yamalı urbasıyla ülkeyi kurtaran Mehmetçik; “Siperin arkasında vatan vardı, dayanacaktık” Ne diyor okulu kapanan öğretmen; “Sınıfımı elimden almayın, çocuklar olmadan, dersliğim olmadan yapamam!
Teşekkür notu: Her kademedeki eğitimcilerden gelen övgü dolu, yüreklendirici, “devam” dedirten iletilere ağız ve gönül dolusu teşekkürler…
Son söz: Yapılacak şey Aşılmaz ve Aşınmaz Atatürk’ün sözlerini esas alarak, eğitimin mimarlarına ve öznelerine kıymamaktır. Nokta…
-
Neşe Doster: Eğitimcilerle dertleşme…(2)
-
Erkan Saltan: Sensizlik…
-
A Milli Takım’ın Dünya Kupası kadrosu açıklandı
-
ABD, Avrupa’ya ek nükleer kapasiteli bombardıman uçağı konuşlandırmayı planlıyor
-
Özel: ‘Karşımızda mutlak sultan ile mutlak butlanın ittifakı var’
-
Danimarka’da Mette Frederiksen 3. kez başbakan oldu
