Cahit Kılıç: İdealist Bir Nesil Tükeniyor!

-Genel - 6 Şubat 2026 12:59 A A

Cahit Kılıç

Cahitkilic54@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Çoğumuz yetmişi sekseni geçtik…
Eksiliyoruz her gün birer ikişer.
Yaratıcının koyduğu kanun böyle. İşin ilginç tarafı, dünyaya dört elle sarılanların büyük çoğunluğu da yüce Yaratıcıyı sabah akşam dilinden düşürmeyenlerdir.
Bir kısmı malperest, bir kısmı putperest, bir kısmı da ellerinde balyoz, yere demir kazık çakıyorlar…
Güya inançlı insanlar bunlar; kitap sayfası çevirmek yerine bir şeyhe, önder diye yutturulan cehl-i nısıf birine veya duygu sömürücüsü bir sahtekâr siyasetçiye biat ederler…
Evet, bizim nesil içinde bunlar da vardı. Azınlıktaydılar, şimdilik çoğunluktalar…
“Du bakali n’olcak?”

***
Evet, ey azizan!
İdealist bir nesildik biz…
Hak, hukuk, adalet, özgürlük, eşitlik ve hakça paylaşım için bir ömür harcayan nesildik…
Kimimiz sağda, kimimiz solda…
Büyük çoğunluğumuz solda…
Çünkü, sosyalist ideoloji yukarıda saydığım ulvî kavramları içinde barındırıyordu…
Yalnız bizim ülkemizde değil, yerkürenin üçte ikisini kasıp kavuruyordu…
Ve en çok onlar okuyordu…
Zihnî, fikrî ve aklî gelişmişlik ancak okumakla elde edilebildiğinin ayırdına herkesten önce onlar varmışlardı…
***
Benim de mensubu olduğum sağda…
Hem azınlıktaydık, hem de sola göre daha az okuyorduk…
Zerrece felsefe bilgimiz yoktu. Hamaset şiirleri, Vatan, Millet, Sakarya naraları…
Sosyoloji adındaki bilim dalı bizim cenaha uğramamıştı. Dolayısıyla, alt katmanlardaki toplumsal çalkantıları ve sebep oldukları travmaları değerlendirebilme yeteneğine sahip değildik…
Kişisel olarak çok okuyan biri olmam hasebiyle kendimi tenzih ederim ama, maalesef  gerçek buydu…
Her şeye rağmen; vatan ve millet uğruna can verecek derecede idealisttik…
***
Hem solda, hem de sağda…
Nice mahpusluklar yaşadı bizim nesil…
Nice nice civan canları toprağa verdi bizim bahtsız ama gurur ve onur abidesi kuşağımız…
***
Bilgiye susayan bir kuşaktık…
Sadece ders kitapları değil, bilgi içeren, ideallerimize uygun ne bulduysak okuduk…
Okuduk ki, bizim nesillerin lise mezunları, bugünkü üniversite mezunlarından fersah fersah daha önde ve daha çok bilgili ve kültürlü…
Ve çok okuduk ki, geç de olsa sol ideolojinin de, o ideoloji için canlarını ortaya koyanların da en az bizim kadar vatanperver olduklarını gördük…
Savunduğumuz ilkeleri ve ulvî değerleri de en az bizim kadar savunduklarına tanık olduk…
Evet, kimilerimizin bunu anlaması için elliyi geçmemiz gerekiyormuş…
Tıpkı bu satırları yazan fakir gibi…
***
Geçenlerde Fatih Altaylı’yı konu edindiğim bir videomda, Aleksandr Soljenitsin’den bahisle, benzetme yaptım.
Adı lâzım değil, bir dost mealen şöyle dedi:
“Yahu ben bu ismi hiç duymamıştım. Meğer ne kadar değerli bir insanmış. Cehaletimden utandım!”
Bilmenin en önemli şartı okumaktır dedim.
Eğer okumazsan, bütün dünyanın bildiği Dostoyevski’ye “DOSTOWHİSKİ” diyenlerden olursun…
Ayrıca, bir yazımda Dante’den bahsetmiştim…
Mollanın biri, koşup Google’a bakmıştı, kimdir diye…
***
Evet, ey azizan…
Kırklı, ellili yıllardan doğan bir nesil olarak biz, bu ülkeyi karşılıksız sevdik ve elimizden geldiği kadar ülkemize ve milletimize hizmet ettik…
Ve şimdi sıra bizde…
Eksiliyoruz birer ikişer…

Ne demişti adaşım, büyük usta Cahit Sıtkı:

“Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.”

***
Noktayı Yahya Kemal merhumla koyalım…

“Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.”

 

-Genel - 12:59 A A
BENZER HABERLER