ÇANAKKALE Mİ?..

07.09.2017 13:25

831 Kişi Okumuş

0 Yorum

ÇANAKKALE Mİ?..

Osman Bedel
osmanbedel954@gmail.com

Çanakkale…
Aynı siperde kucak kucağa can veren Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Arnavut’un, Çerkez’in, Boşnak’ın, hikayesidir..

Çanakkale…
Köylüsünden şehirlisine, cahilinden talebesine, çiftçisinden hekimine bir milletin hikayesidir…

Çanakkale…
Birinci Dünya Savaşında sırasında açılan cephelerden biri ve Türk tarihinin en büyük ve en kanlı savaşının hikayesidir ..

Çanakkale…
Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir kahraman yaratan tarihin hikayesidir…

Çanakkale…
Mustafa Kemal, komutasında olan 57. Alaya; “Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum” emrini verdiği savaşın hikayesidir…

Çanakkale…
Düşmanın ilk akınını durdurmak için İki yüz elli bin askerin ölümüne çarpışmış, vatan için en son erine kadar şehit düşmüş askerlerin hikayesidir ..

Çanakkale…
Savaşın kaderini değişmiş, Melbourne müzesinde sancağını bir vitrinde sergilendiren 57. Alayın hikayesidir…

Çanakkale…
Sancağın altındaki levhaya;
“Bu alay sancağı Gelibolu Savaşı alanından getirilmiştir ama esir edilmemiştir. Çünkü Türk ordusunun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak sonuncu muhafızının da altında ölü yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk alayı sancağını selamlamadan geçmeyiniz.” Diye yazdıranların hikayesidir…

Çanakkale…
18 Mart 1915’te tarihinin en modern silahıyla donanımlı İngiliz ve Fransızların yanında Senegal, Hindistan, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya. Düşman donanmaları boğazın her iki yanını bombalayarak Türk topraklarını işgal edecekleri düşüncesiyle gelmiş. Oysa ki canını hiçe sayarak kahramanca savunan Türk Askerinin hikayesidir…

Canakkale…
Kınalı Kuzuların ve onları doğuran Kahraman ANALARIN hikayesidir…

Çanakkale…
Yozgat’ın Sorgun kazasının Karayakup köyünden cepheye gelen Hasan, bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü’ye bir mektup yazdırır: “Anacığım kardeşlerimi askere gönderirken başına kına koyma.. Zabit efendi bana sordu, cevap veremedim. Kardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar.” Bir müddet sonra Hasan’ın anasından cevabı mektup yetişir ; “Ey oğlum, gözümün nuru Hasan’ım ! Zabit efendiye selam söyle.. Biz kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederiz. Sen dört kardeşin arasında kurbansın. Sen İsmail’sin (as). Sen orada şehit olacaksın inşallah. Kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa, ben de onun için senin saçını kınalayıp gönderdim.” Diyen mübarek Ananın ve kınalı kuzusunun hikayesidir…

Çanakkale…
Gelibolu’da şehit olan düşman aralarına;“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar!
Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” diye seslenen MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN Hikayesidir…

Çanakkale…
“Gelibolu topraklarında yitirdiğimiz evlatlarımızın acısını, alicenap sözleriniz hafifletti. Gözyaşlarımız dindi.
Bir ana olarak bana, bir güzelim teselli bahşetti. Yavrularımızın sonsuz uykularında, huzur içinde dinlendiklerinden hiç kuşkumuz kalmadı. Majesteleri kabul buyururlarsa bizler de kendilerine ATA demek istiyoruz. Çünkü, yavrularımızın mezarları başında söylediğiniz sözler, ancak bir öz babanın sözleri gibi yüce, ilahi. Evlatlarımızı bir baba gibi kucaklayan büyük Ata’ya tüm Analar adına şükran, sevgi, saygıyla…” Diyen Avustralyalı Ananın hikayesidir…

Çanakkale Savaşı gibi önemli ve büyük bir savaşın tarihi profilini ele alabilecek kadar derin bilgiye sahip değilim, sadece Yüreğimdekileri sizlerle paylaşmak istedim…
Saygılarımla…

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz