Eski Alman Büyükelçi: İsrail’e desteğin bir sınırı var
Almanya’nın eski İsrail Büyükelçisi Seibert, ülkesinin İsrail’e destek verirken uluslararası hukuku baz alması gerektiğini dile getirdi. Seibert, İsrail ile ilgili Alman devlet aklının da sınırları olduğunu belirtti.
Almanya’nın eski İsrail Büyükelçisi Steffen Seibert, İsrail’in güvenliğine atıfta bulunan Alman “devlet aklı”nın sınırları olduğunu belirtti.
2010-2021 yılları arasında, Angela Merkel’in başbakanlığındaki çeşitli hükümetlerde hükümet sözcüsü olarak da görev yapan Seibert, haftalık “Zeitmagazin” gazetesine, kısa süre önce sona eren Büyükelçilik görevine dair açıklamalarda bulundu.
“Ben 1967’nin uluslararası toplum tarafından tanınan sınırları içindeki İsrail için büyükelçiydim. Gazze ve Batı Şeria bizim için işgal altındaki bölgelerdir. Doğu Kudüs, nihai statüsü henüz belirlenmemiş bir şehrin parçasıdır” ifadelerini kullanan Seibert, Almanya’nın yükümlülüğünün, uluslararası alanda tanınan bu sınırlar içindeki İsrail için geçerli olduğunu vurguladı.
Seibert, 1967 sınırları içindeki İsrail’e, Hamas, Hizbullah ya da İran saldırısı altında olduğunda, Almanya’nın destek vermesi gerektiğini, ancak bunun Ürdün Vadisi’ndeki Yahudi yerleşimciler için geçerli olmadığını ifade etti.
Eski Büyükelçi, uluslararası hukuka göre bunların, “Bu toprak yalnızca bizim, Tanrı bize bahşetti” şeklindeki “ideolojiye” dayanan yasa dışı yerleşimler olduğunu dile getirdi.

Almanya’nın “devlet aklı” ilkesinin bu ideolojiyi kapsamadığını ve başka bir nüfusa karşı “üstünlük duygusunu” desteklemediğini aktaran Seibert, “Aynı şekilde Filistinlilere, İsrail halkının kendi devletinde yaşama hakkına saygı duymaları gerektiğini söylemek de gereklidir. Ve kim olursa olsun İsrail’in varlığını sorgulayanlar bizim karşıtımızdır” dedi.
“İsrail’e desteğimiz her türlü davranışını kapsamaz”
Almanya’nın on yıllardır İsrail’den bölgedeki tek demokrasi olarak bahsettiğini ve bunun doğru olduğunu belirten Seibert, “Ancak bu, bizim desteğimizin İsrail devletinin her türlü davranışını kapsadığı anlamına gelmez, örneğin 60. yılına giren işgali kapsamaz. Makul ama aynı zamanda net bir Avrupa tavrının parçası olmamız ve Fransa ile birlikte bunun için çalışmamız gerekir” ifadelerini kullandı.
Seibert, diğer yandan boykotlara ve örneğin bilim alanında İsraillilerin uluslararası değişim programlarından genel anlamda izole edilmesine karşı olduğunu ifade ederek İsrail bilim dünyasının ağırlıklı olarak liberal demokratik görüşleri temsil ettiğini ve hükümete karşı “kendi mücadelesini” verdiğini vurguladı.
“Onları arkadan vurmamalıyız” diyen Steffen Seibert, “Asıl soru, bu felaket getiren yerleşim politikasına karşı tutumumuzu daha net bir şekilde ortaya koyacak somut önlemler olup olmadığıdır” ifadesini kullandı.
66 yaşındaki Seibert, hükümet sözcülüğü ve büyükelçilik görevlerinden önce, 1989-2009 yılları arasında televizyon gazetecisi olarak çok sayıda programın ve ZDF televizyonunun akşam haber bültenlerinin sunuculuğunu yapmıştı.
Kaynak: DW Türkçe
-
Trump, 100 bin dolarlık Truth API servisi nedeniyle dava edildi
-
Putin’in tartışmalı Kuril Adaları’na ilk ziyaretine Tokyo’dan sert tepki
-
Pentagon: ABD’nin Yemen’de Husilere yönelik saldırılarında 150’den fazla sivil öldü
-
Fethiye’de tur teknesinde yangın çıktı: Yüzlerce kişi zor kurtuldu
-
İran: Hürmüz Boğazı hala kapalı ve İran’ın şartları kabul edilene kadar yeniden açılmayacak
-
Sosyal medya platformu, Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri’nin hesabını askıya aldı
