Prof. Dr. Barış Doster: İdeolojisiz anayasa olur mu?
Prof. Dr. Barış Doster
İktidarın sıklıkla yeni bir anayasa yapılması yönündeki talebi, toplumda karşılık bulmuyor. Çünkü halkın gündeminde yeni bir anayasa değil, yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı var. Yüksek kiralar var. Gıda enflasyonu var.
Dahası, anayasa yapmak çok kolay değil. Sadece Meclis içindeki sayısal ve siyasal dengeler yetmiyor. Geniş bir toplumsal mutabakat da şart.
Neden mi? Şundan…
Anayasa; doğası gereği, tanımı gereği ideolojik bir metindir, her hukuksal, her siyasal, her toplumsal, her sınıfsal metin gibi. Belirli tercihler içerir. Belirli bir konjonktürün ürünüdür. Belirli sınıfsal tercihlere sahiptir. O nedenle kimi cahillerin öne sürdüğü gibi, ideolojisiz anayasa istemek, yumurtasız omlet istemeye benzer. Olanaksızdır. Çünkü anayasa, devletin sadece kurumsal, ideolojik, felsefi, siyasal yapısının yazılı hukuksal belgesi değildir, aynı zamanda devlet geleneğini de yansıtır. O nedenle eskiler, anayasaya Teşkilat-ı Esasiye veya Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, anayasa hukukuna da, Esas Teşkilat Hukuku derler.
SİVİL ANAYASADAN KASTEDİLEN NEDİR?
Ülkemizde yeni anayasa isteyenler, anayasaların darbe ürünü olduğunu belirterek, bu anayasaları halkın yapmadığını, bu nedenle de bu anayasaların sivil olmadığını söylerler. Yeni anayasa tartışmalarında hemen ideolojisiz anayasa, sivil anayasa talepleri dillendirilir. Yalnız bu sivil terimiyle istenilen, liberal tercihler içeren, büyük sermayenin taleplerini önceleyen bir anayasadır. Sivil kelimesi, liberal cahillerin sandığı gibi asker olmayan anlamına gelmez, ruhban olmayan anlamına gelir. O nedenle, sermayeden yana, kapitalizmden yana, özelleştirmeden yana bir anayasanın, sosyal devletin kırıntısının bile kalmadığı bir anayasanın, yurttaşı müşteri olarak gören bir anayasanın, milleti alt kimliklere bölen bir anayasanın, sivil anayasa olarak pazarlanmasına karşı uyanık olmak gerekir. Çünkü kelimeler tekin değildir.
Anayasa, ki toplum sözleşmesi de denir, devletin temel tercihlerini içerir. Bu nedenle de ideolojiktir. Devletin, toplumun, yurttaşın birbirleriyle ilişkilerini düzenler. Bu nedenle de sınıfsal öncelikleri vardır. Anayasanın dili, toplumun kültürü, devletin tarihi, milletin öncelikleri, hep bir bütünlük içerirler. 1961 Anayasası nasıl ideolojik ise hayatımıza yeni kurumlar ve kavramlar katmış ise (Anayasa Mahkemesi, sosyal devlet, yargı bağımsızlığı, tabii yargıç ilkesi, radyo televizyon özerkliği, toplu sözleşme hakkı, üniversite özerkliği gibi), 1982 Anayasası da ideolojiktir. Dönemin ruhunu, darbeyi yapanların (ABD destekli generaller) ve anayasanın müellifinin (Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı), en önemlisi de onları destekleyen sınıfların, güçlerin, ideolojik tercihlerini yansıtır. Doğaldır bu. Kaçınılmazdır.
ANAYASA İDEOLOJİK BİR METİNDİR
Her anayasa, dönemin ulusal ve uluslararası koşullarından, önceliklerinden, taleplerinden etkilenir. Onların izlerini taşır. ABD’den alkış alan, Avrupa Birliği’nden aferin alan bir anayasanın Türkiye’de kimleri memnun edeceği de açıktır, kimleri memnun etmeyeceği de. Emekçileri memnun etmez. Yoksulları, kimsesizleri, arkasızları, torpili olmayanları memnun etmez. Şehit analarını memnun etmez. Ama yetmez ama evet takımını, özürdiliyoruz.com ekibini, KKTC’deki yes be annem, zamanı geldi, baharda Avrupa güruhunu memnun eder. FETÖ’nün solcularını memnun eder. PKK terör örgütü ve DEM Parti çevresini memnun eder. Alman’a Alman, Rus’a Rus, Japon’a Japon diyen, ama Türk’e Türk diyemeyenleri, Türkiyeli diyenleri, İletişim Yayınları ve Birikim dergisi çevresini memnun eder. Numaracı cumhuriyetçileri memnun eder. Şüphesiz sadece Brüksel, Berlin, Londra, Paris, Washington değil, Atina da memnun olur böyle bir anayasadan, Erivan da. Bunlar, Türk Milletini anayasa dışına atan, yurttaşların eşitliği yerine eşit yurttaşlığı savunan, kimlik siyasetine zemin oluşturan, özerkliğe, federasyona kapı aralayan bir anayasadan, fazlasıyla memnun olurlar.
-
Prof. Dr. Barış Doster: İdeolojisiz anayasa olur mu?
-
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin tüm mal varlıkları için dondurma kararı verildi
-
Erkan Saltan: Sen çok güzelsin…
-
Trump ‘temel değişim’ dedi, Havana reddetti: ABD-Küba gerilimi yeniden yükseliyor
-
Fransa’da Marie Le Pen’den ‘tarihi zafer’ ilanı: Cumhurbaşkanlığı seçimleri için işaret mi?
-
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü: ABD’nin başka seçeneği yok
