Tarihî şahsiyetleri günlük siyasete alet etmek hastalığımız…

-Genel - 11 Eylül 2024 00:01 A A

Hakan Akpınar

hakanakpinar227@gmail.com

Siyasal İslâmcı kimi düşünce sahipleri, gerçek tarihimizin bir bölümünü unutturmak ve onu yeniden yalanlarla yazmak için Sultan II. Abdülhamid’i Atatürk’ün yerine ikame etmeye çalışıyorlar.
Enver Paşa için de benzer bir işin yapılmaya çalışıldığını görüyorum. Fakat bu kez, bunu yapmaya çalışanlar, milliyetçi veya Türkçü çizgide olduğunu iddia eden bir kısım düşünce sahipleri… Üstelik bu hususta pek mâhirler…
Doğrusu, milliyetçi ve Türkçü görünmekle birlikte bu çevreler, bizim siyasi edebiyatımıza 1950’li yıllardan sonra giren Türk-İslâm Sentezi’nin müdafîdirler. Sonra da bunun adına “milliyetçilik” derler. Esasında, bir kısım Türk-İslâm Sentezcileri; Türklüğü, Arap kültürünün içinde eritmek için inançlı Türk milliyetçileri üzerinden yürüyorlar. Yani asıl patron, yine siyasal İslâmcılar.
Bunu kasıtlı olarak yapıyorlar. Amaç, Abdülhamid’den sonra bu kez de Enver Paşa üzerinden Atatürk düşmanlığı yaratmak…
Abdülhamid, bizim tarihimizdir; ona karşı mücadele ederek 1908’deki II. Meşrutiyet İhtilâli’ni yapan Kahraman (Binbaşı) Enver de bizim tarihimizdir. Tarihimizde Abdülhamid, mutlakiyetin/monarşinin temsilcisidir; Enver Paşa ise meşrutiyet rejiminin temsilcisidir. Kahramanlar, tarihî şahsiyetler, bir dönemin sorumluluğunu üstlenip görevlerini yerine getirmişlerdir.
Enver Paşa, günahı-sevabıyla vatana büyük hizmetlerde bulunmuş kahramanlardan biridir. Ne var ki, ihtiraslı kişiliği sebebiyle yaptığı hatalar (En önemlisi, Osmanlı Devleti’ni kabineden habersiz bir şekilde fiilî olarak savaşa sokmak) yüzünden devletin sonunu getirmiştir.
İhtirasına gem vuramayan delişmen kişiliği ve İttihatçı- komitacı yönüyle maalesef bütün sorunların çözümünü, hayatı boyunca namlu ucunda görmüştür. Onbinlerce Mehmed, onun 34 yaşındaki tecrübesiz ihtirasının kurbanı olarak Allahû Ekber Dağları’nda donarak şehit olmuştur.
Öyle veya böyle… O, şanlı tarihimizin son şövalyelerindendir ve âsi ruhuna yakışacak şekilde vuruşarak 42 yaşında şerefiyle ölmüştür.
Tarihimizdeki kahramanların günlük siyasete ve menfaat odaklı ideolojilere kurban edilmesine müsaade etmeyelim. Enver Paşa başkadır, Mustafa Kemal Atatürk başkadır. Ancak ikisi de bizim tarihimizin kahramanlarıdır ve birbirlerinin yerine ikame edilemezler. İkisi de tarihin kendilerine verdiği rolü oynamışlar, görevlerini yerine getirmişlerdir.
Unutmayalım; İhtilâlci Enver Paşa’nın ufku meşrutiyet ile sınırlı iken devrimci Mustafa Kemal’in vizyonu bugün yaşadığımız cumhuriyet rejimi idi.
Yine unutmayalım ki, bize kalan Mustafa Kemal’dir, Atatürk’tür. Tarihe, hamaset ve siyasetle bakarsanız; emperyalizm size o tarihi tekrar yaşatır.
Tarihe siyasî mülâhazalarımızla değil, gerçekçi bir biçimde bakmakla mesûlüz. Aksi takdirde tarihten ders alamayız. Tarih, sadece geçmişten ibaret değildir. Aynı zamanda tarih, geçmişten çıkarılan tecrübe ve derslerle şekillendireceğimiz bilinçli bir gelecektir.

-Genel - 00:01 A A
BENZER HABERLER