Cahit Kılıç: Şark Mantalitesi ve Bizim Kırılamayan Makûs Talihimiz!

-Genel - 20 Ocak 2026 00:05 A A

Cahit Kılıç

Cahitkilic54@gmail.com

YAZI ARŞİVİ

Şark toplumlarının iflâh olmaz hastalığıdır. Siyasetçisinden ilim adamına, sıradan vatandaştan din adamına kadar: HERKES KENDİSİNİ ELEŞTİRİDEN VE DAHA DA BETERİ, HATADAN VE GÜNAHTAN MÜNEZZEH zannediyor.

İyi niyetle kalkıp da hakikati söylersen; onu bühtan addeder.
İlla da kendisine sonsuz ihtiram bekler.
Eğer bu zat bir devlet adamıysa, kayıtsız şartsız biat ister!
Öveceksin zat-ı muhteremi, göklere çıkaracaksın ki, o da dönsün seni küçük görsün!

Peki neden böyledir?
Çünkü o, kendisine bir kutsiyet atfeder. Egosu tavan yaptığı içindir ki; mukaddes bir varlık olduğuna inanır…

Sorarım size:

Şark ülkelerinin hapishaneleri neden tıka basa doludur? Fabrikayı satıp yerine neden hapishane inşa edilir?

Çünkü maraza duçar olan bir toplumun siyasetçisi de, yöneticisi de, ilim adamı da, sözde kanaat önderi de, din adamı da aynı marazın pençesindedir. İflâhı ve ıslahı gayr-i kabili mümkündür…

Onun içindir ki, topyekûn millet olarak bir türlü makûs talihimizi yenemiyoruz!!!

FB Sayfam: 18 Ocak 2024

***
Ta çocukluğumdan beri, KİBİRLİ insanları sevmem. Saygı da duymam…

Oldum olasıya protokolden de hazzetmem!

Bu fakirin nezdinde; büyüklük ve başkalarına üstünlük taslamak, makam-mevki sahibi olmayı “ayrıcalık” gibi görmek, aslında bazı insanların küçüklük alametidir…

Genelde toplumun büyük çoğunluğu bu tür insanları dışlasa da, yine de toplum içindeki “menfaat devşirme” zihniyetli insanlardan saygı görür, kasım kasım kasılmaya devam ederler…

***

Tabiî ki, yalnız makam mevki sahipleri değil, kendince birikimli, donanımlı ve bir ya da birden fazla konuda uzman olan kişilerin de içlerinde kibirli olanları vardır.

Bunlar da mürekkep yalamış kibirlilerdir.

Nezaket, insana yakışır letafet ve zarafetten uzak kişiler de, kibirli insanlar kategorisindedir…

Diyelim ki, bir konuda bunlardan birine nezaket gösterdiniz ve mültefit davrandınız. Tekebbürün ruhuna işlediği bu zat-ı muhterem, tenezzül buyurup size mukabelede bulunmayı zül sayar…

Bu da, “bilge adamlık” vasfını “nakıs adamlık” kategorisine indirger!

Hem çok şey bilip hem de kibirli olmak, kişiyi bilgelik sınıfına değil, nadanlık sınıfına koyar…

Çünkü…

Her hâlükârda, kibir denilen illet, cehaletin tezahürüdür…

***

Şeyh Sadî-i Şirazî:

“Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan, cahilsin demektir!”

Ziya Paşa:

“İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez / Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez!”

Ama el gözü terazidir, dirhemine kadar tartar seni…

FB sayfam 17 Ocak 2026

***

“İnce düşünen insanların sık yaptığı hata, kişiliği küçük insanlara büyük anlamlar yüklemektir.”

Tesadüfen gördüğüm Aldous Huxley’nin bu veciz sözü, bana aşağıdaki bir başka gerçek veciz sözü hatırlattı…

Bizim kuşağın en büyüğü, amcaoğlu Nuri ağabey, 87 yaşında. Almanya’da yaşıyor, Allah sağlıklı ömür versin.
Eli açık, gözü gönlü tok bir insan…

Onun küçüğü ise rahmetli Kemal ağabey…

Kars’ta, Gölyeri’nde marangoz atölyeleri vardı. 1967-68 falan. Gelen giden çok…
Rahmetli Kemal ağabey, şöyle demişti:
“Bizim bu Nuru, 10 guruşluk adama 25 guruşluk çay ısmarlıyır. 15 guruş zerere giririk!”

Demek ki, Huxley’nin sözüne benzer bir tespiti yapmak için ille de filozof olmaya gerek yok!

 

-Genel - 00:05 A A
BENZER HABERLER