Han Ayvaz Adıgüzel: Çatırdayan küresel algılar…
Han Ayvaz Adıgüzel
hanayvazadiguzel@gmail.com
Ulusal sınırlar, toplumsal yapılar, zaman ve dünya algıları, para sistemleri, enerji ve teknoloji gibi küresel algılar çatırdamaktadır. Bütün milletler bir tarih kesintisi yaşayacaktır. Acaba kimler tarihin dışında kalacaktır?
Her tarafta bir endişe var. Kuantum Fizik Teorisi bütün akılları felç etmiştir. Bu fiziğin daha çerçevesi tamamlanmamıştır ama kâinata meydan okumaktadır.
Burada alışık olduğumuz zaman ve dünya- insan algıları al aşağı ediliyor. Bu teori, bizi mevcut zamandan çıkarıp, uzay zaman boyutuna taşıyor, hatta bu sınırların dahi ötesine götürüyor. Anlayışlar, inançlar, öyle ki, kutsal bildiğimiz her şey alt üst oluyor. Burada mesafe ölçüsü yoktur.
Sosyoloji okuyanlar bilir. Toplumlar; “Avcu, toplayıcı, yağmacı, tarım sanayi ve bilim toplumu” diye incelemelere tabi tutuluyor.
Her dönemin zaman ve dünya algısının farklı olduğu görülmüştür. Mesela: Avcu toplumunda zaman karanlık-aydınlık bazında ele alınırken, tarım toplumunda dört mevsim, sanayi toplumunda hafta ve gün, bilgi toplumunda gün ve saat ölçüleri öne çıkmıştır.
Aslında her nesil kendi zamanını yaşamaktadır. Şimdi Kuantum çağı başlıyor.
Burada sürprizler, sıçramalar, savrulmalar var. Zaman tsunamiye dönecektir. Artık bütün milletlerin şanlı tarihleri “Antik tarih” olarak anılacaktır.
O halde milliyetçiyim diyen insanlar bu çağa hazır olsunlar.
Kuşbakışı olarak bütün inançları inceledim. Kuantum oluşumunda Hz. Muhammet ve onun Ehl-i Beyt’inin dışında her şey sıfırlanıp gidiyor. Ehl-i Beyt inancı evrenseldir. Bu inançtan üç ilke sunmak istiyorum:
-“Mazlumun dini sorulmaz!”
-“Devletin dini olmaz, onun dini adalettir!”
-“Her yer Kerbela, her gün aşura!”
Psikoloji ile oynamak dünyanın en tehlikeli işidir. Bu yüzyılın en sert mücadelesi psikolojik cephede yapılmaktadır. Kurdukları yeni düzene yapay zekâ ile başladılar. Anne babaların belki haberleri yoktur ama bu yeni düzen küçük çocuklarla kurulmuştur. Bu çocuklar, “lega çocuklar” deniliyor. Bu çocuklarla başka bir dünya kurulmaktadır.
Korku şudur: Çocuklar dijital dünyaya çekilmektedir, orada kaybolmuşlardır. Dijital, yani sanal alem, maddi yapısı olmayan!
Mental ve ontolojik işgal her tarafı sarmış. Yani zihnimiz ve varlığımız! Böyle bir işgale uğrayan toplumlar vatan sahibi olsalar bile onlar, yer yüzünde gettodan başka bir şey değildirler. Yani davranış bozukluğu gösteren azınlık kümesi!
Toplum, göçlerle getto durumuna düşürülüyor. Siyasiler, söylemlerle toplumu mental yorgunluğa çekebilirler. Milletler ulusal bir hastalıkla karşı karşıya gelebilirler.
Peki, çare nedir? Çare: Maddi arınma ve bilinç gerilimi yaratmak.
Maddi arınmada zenginler devreye girmeli. Kur’an bu arınmaya “Tezkiye” diyor. Tezkiye zikirle olmaz, malını vermekle olur. Peki, gerilim nasıl olacak? Bu gerilim metafizik ve ontolojide olmalı. Ontolojiyi iyi anlamak gerek. Burada dünya evreni olduğu gibi hidrojen evreni de var. Bunun daha ilerisi yazdığımız gibi Kuantum evrenidir.
Bu ileri evrenlere İslam’da “mehabet” deniliyor. Yani hayret ve hayranlığın zirvesi. İşte secde bunun için yapılır. Secde al aşağı etmektir. Neyi? Masivayı!
-
Denizli’nin Sarayköy ilçesinde facia: Bariyere çarpıp yanan otobüste biri bebek 8 ölü, 33 yaralı
-
İran’dan ABD’ye rest: Düşmanın vaatlerine güvenimiz yok, somut güvenceler olmadan anlaşmayı kabul etmeyiz
-
Aşırı sıcaklar Avrupa’yı kavurdu, birçok ülkede sıcaklıklar 40 dereceyi buldu
-
Trump: İran nükleer silah geliştirmeme garantisi verdi
-
Şampiyonlar Ligi kutlamaları sonrası Fransa’da yüzlerce kişi gözaltına alındı
-
Ahmet Demirbaş: Bölgemizde iz bırakanlar: Dr. Beşir Doster
