Cahit Kılıç: Mahkeme Kadıya Mülk Değil!
Cahit Kılıç
Cahitkilic54@gmail.com
Sanıyorum doksanlı yıllardı. Çok anlatılan bir fıkra vardı.
İki kişi oturmuş sohbet ediyor.
Birinci adam: İsviçre deniz bakanı şu minvalde bir şeyler söylemiş.
Karşısındaki adam hayretle: İsviçre’de deniz yok ki, deniz bakanı nasıl oluyor?
Birinci adam: Ne olmuş yani? Türkiye’de de adalet yok ama adalet bakanı var!
***
Maşallah Adalet Bakanımıza!
Üstü yığınla sarı dosya dolu bir masaya oturmuş dosyaları imzalarken video çektirerek yayınlatıyor…
Mutadları üzere, maksat gösteriş olsun. Bakan Beyin ne kadar meşgul olduğu görülsün…
Bizim Kars’ın büyüklerinin deyimiyle: “Gören desin Haço’nun hançeri var!”
Fakat gelin görün ki; milletin ağzı torba değil ki büzesin…
Derhâl “Dosyaları okumadan imzalıyor, bu sırf gösteriş için çekilmiş bir videodur” itirazları yükseldi.
Bakan Beyden tık yok!
Ancak, bendeniz anında devreye girdim.
Bırakınız itirazı. Sayın Bakan haftanın yedi günü “Türkiye bir hukuk devletidir” diyerek hem yukarıya sadakatini ispat ediyor hem de maaşını hak ediyor!
Kolay mı adaletin cayır cayır yandığı bu devirde “Türkiye bir hukuk devletidir” demek?
Daha ne olsun!

Metin Yılmaz’ın köşesinden. Sağdaki icra dairesi…
***
Nefes Gazetesi ekonomi yazarı Murat Muratoğlu, olağan üstü bilgili, mizah anlayışı çok yüksek, sözünü esirgemeden yazan bir cesur yürek!
Zevkle okuyorum.
Son günlerdeki bir yazısının başlığı: “Tıkırtı Geliyorsa Kırılma Yakındır!” idi…
Son videomda dedim ki:
“Ocağın batmaya, kırılma ne demek, tarumar oldu!”

Çizgi: Musa Kart
***
“Kibir bir illettir” diye çok yazdım…
Ve çoğu kere kendimce açıkladım ki: “Kibir, aslında çoğunlukla hak etmediği bir makama, bir mevkie oturan cahil kimselerin hususiyetidir!”
Ancak…
Sayıları az da olsa, okumuş insanlardan kibir nümayiş ettiren hastalıklı dimağlara da rastlamak mümkün…
Uzatmadan, iki kısa özlü sözle konuyu kapatacağım.
“Kibir, insanı yalnızlığa mahkûm eder.”
Hz. Ali
“Kibir ve inat, bir kişinin kendini önce mükemmel görmesini sonra da sonunu oluşturur.”
Lev Tolstoy
***
Üşenmedim, yapay zekâlara sordum:
Yazar Cahit Kılıç kimdir?
Birçok hususiyetimi tespit etmişler…
Bir tanesi de şöyle:
“Hümanist olmakla beraber milliyetçi-muhafazakârdır”
***
Muhafazakâr diye tanımlanan kesimin neyi muhafaza ettiklerini görünce, muhafazakârlıktan çoktan sarf-ı nazar ettim.
Türk milliyetçiliğini satan şuursuz ve ahlâk yoksunlarına inat, milliyetçiliğimi, milletimi ve vatanperverliğimi asla terk etmeyeceğim…
***
Kendisini “Muhafazakâr Yazar” olarak tanımlayan Ayşe Baykal, geçtiğimiz günlerde, hapsedilen Gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında Gazeteci Şule Aydın’ın konuğu oldu.
Altaylı’nın hapsine itiraz edenlerden birisi de bu Hanımefendi.
Program için Trabzon’dan gelmiş.
Zamanında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de yakınlığı olmuş, parti çalışmaları yapmış!
Öne çıkan iki söylemi şöyle:
-Ben uçağa binmeden önce yakınlarım ve çevremdekiler bana, “Bu programa çıkıp Silivri’ye mi gitmek istiyorsun?” Dediler.
-Tayyip Bey, korkulan değil sevilen bir lider olmalı!
Yorum yok…
***
Atalarımız söylemiş, benim günahım yok!
Hem teşbihte hata olmaz demişler…
“Kahpesi içerden olanın kapısı kilit tutmaz!”
Bu millete ihanetin özeti budur!
***
Sosyal Medyada yazmıştım:
Mahkeme kadıya mülk değil!
“Çakma Goebbels” Fahrettin de gitti…
Bizim “çakma” dediğimize Ruslar “Kitayski” diyorlar…
Yani “Sahte üretilen Çin malı”
Darısı diğer Kitayskilerin başına…
Not: Fotoğraflar nefes.com.tr ’den alınmıştır. Kendilerine teşekkür ederiz.
-
Cahit Kılıç: Müesses Nizam’ın adamları hegemonyalarının yıkılmasına izin vermezler!
-
Eurovision 2026’da İsrail depremi: Fransa’da ‘yayın boykotu’ çağrısı
-
DSÖ Genel Direktörü: Daha fazla hantavirüs vakası bekliyoruz
-
Dışişleri Bakanı Fidan’dan İran-ABD açıklaması: Aksini düşünmek bile istemiyoruz
-
Pezeşkiyan: Düşmanın en önemli hedeflerinden biri İran ekonomisini bozmak
-
Kremlin: Zelenskiy gereken kararı aldığında özel askeri harekat biter
