-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com YAZI ARŞİVİ Allah adamı! Bu lafzı dile pelesenk etmişler, özellikle cemaatçi kesim. Bu sözün onlarla bir ilişkisi yoktur. Allah adamı, Kur’an ayetleriyle tabiatı beraber harmanlayan adamdır. Eski edebiyatımızda bunlara insan-kâmil derlerdi. İnsan-ı kâmil, iki değerler kümesine sahipti. “Ekstra değerler ve mesleki değerler!” Ekstra değerler: Mertlik, cömertlik, merhamet, Karakter, vatan-millet, bayrak, kitap, […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Hayvanlar içerisinde peyniri sadece kargalar yer. Şunu söyleyebilirim: Bir karga peynir için tuzağa düşebilir. Biliyor musunuz: Peynir, gıdalar içinde en zararlı olandır. Bunu modern tıp da diyor alternatif tıp da! Vücudu tepeden tırnağa pasa çeviriyor. Çok peynir yiyen kargalaşır, geveze karga! Espri olsun diye yazıyorum: Bazı kadınlar çok konuşuyor, acaba çok […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Şu üç done kişiyi farklı sonuçlara götürüyor: “bilgi, kabuller ve niyet!” Peki, neden böyle oluyor; çünkü otantik eğitimden mahrum kalmışız. Otantik, yani bozulmamış, aslına uygun! Önce otantik eğitimden geçmek lazım, tabi olan budur. Sözlerinin yol gösterici olması için bu şarttır. “Kendini bilen rabbini bilir” sözü var ya, bu otantik eğitime bir […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Fikirlerini fil seviyesine çıkaranları gözlemleyin şunu göreceksiniz. Araştırma! Onlar dinmek bilmez bir araştırma adamıdırlar. Araştırmaları sürerken, karşı fikir hamlelerini de araştırırlar. Gerektiğinde onlara teşekkür bile etmişlerdir. Araştırma kişinin vahisidir. Vahiyi taşımak zordur, gecelere yar demek lazım. Yârin yatakta seni beklerken, sen araştırdığın konulara dalıp, orada uyuyup kalmışsın. Bu insanların ruh dünyası, […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Bilgi ve bilginin değeri! Bu ikisini karıştıranlar filozof olamazlar, bunlar ayrı şeylerdir. Bilgi tek başına kıymetli değildir. Kıymetli olmayan şey değer üretmez. Öğrendiğin her bilgi sende yeni bir fikir üretmiyorsa o bilginin değeri yoktur. Öğrendiğin her yeni bilgi hamdır. Hamlık, anlamanın öncesidir. İşte bu hamlık yeni bir düşünceye dönüşürse, o bilgi […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Kanaat ve ikna; bu iki kelime ile kişinin iç dünyasını satın alabilirler. Kişiyi ikna ederler ve kişi buna kanaat getir. Bunlar “beyin yıkama teknikleri” konularındandır. Bu meselede ülkemiz bir laboratuvardır, burada bütün teoriler denenmiştir. Nurculuk hareketini tahlil ettiğimizde bunları görürüz. Acaba orada kimler ikna edildi, kimler kanaat getirdi? Yarı aydın ülkelerde […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Defacto diye Türkçeye geçmiş bir sözcük var, yeni geçmiş bir sözcük. “Defacto,” hareket halinde olmak demektir. Mesela: Bazı mağazalar defactodur, dolup taşar. Orası müşteri kaynıyor. Bazı büyük ve yerli mağazalar var, görünümü lükstür ama müşterisi azdır, orada bir hareketsizlik söz konusudur. Soru şu: Acaba İslam son din olması bakımından defacto bir […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Allah hakkı ve kul hakkı! Acaba Müslümanlık hangi hakkın dinidir? Kelam ilminde yapıcı kavramlar vardır: “Hak, adalet, ahlak, ihlas, takva vb.” gibi. İslam alimleri bu kavramları esasına göre kendi halklarına verirler. İşin garip tarafı ülkemizde bu yoktur. Bilgi bakımından en yüzeysel ilahiyatçılar kendi ülkemizdedirler ama titr olarak hepsi de profturlar. Hak […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Karar verme kişinin imtihan zamanıdır, hülasa, ayakların kaydığı zaman! Karar faydaya yönelik bir amaçtır veya bir çıkış yolu arama. En az iki seçenekten biridir. Kararda kişinin becerisi ve bilgi zenginliği rol oynar. Verilere geçmiş beş çeşit karar vardır: “Riskli karar, dengeli karar, tedbirli karar, zorunlu karar ve etkisiz karar!” En iyi […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Gazetenin birinde şöyle bir haber vardı: “Rusya: En büyük turist Türkiye’den geldi, bizden torba torba buğday kepeği aldılar, müshil ilaçları aldılar, müshil yapan gıdalar aldılar, müshil karışımı kuru meyveler aldılar. Bakınız bu konuyu küçük görmeyin. Türkiye kakasını yapamıyor. Evet, Rusya bunu ihracat raporunda bildirdi. Sadece Moskova’da müshile ödenen para seksen altı […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Çizilecek bir tablo veya çözülecek bir problem, acaba bizim tarihimiz hangisi? “Çuvaldızı kendimize batırmayan” bir tarih anlayışımız var. Bu bize din anlayışımızdan geçmiştir. Eleştiri ve tenkit bize dokunur. Tenkidi ilkel toplumlar kaldıramaz. Gereğince anlamayanlar tenkit ruhunu öldürür. Bunun yanında her şeye itiraz da tenkit değildir, o bir korkudur. Tenkidin alt yapısı […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Şöyle tarihi bir söz vardır: “Türkler iman etmez, din değiştirir!” Acaba bu söz ne kadar doğru? Yani Türkler bilinen tarihinden bu yana, iman etmediler sadece din değiştirdiler öyle mi? Türk insanı duyguyu ön planda tutar. Bu zamanlar akıl ve vahyin devre dışı kaldığı zamanlardır. O halde; ülkemizde dinde aydınlanma anlamını yitirmiştir, […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com “Tanrı’m sana milyon dolarlık bir caminin önünden sesleniyorum!” İşte sana şairin şiirinden bir mısra. Ne dersiniz buna? Yavrum duan kabul olmuyor mu? Git en lüks bir caminin önünden veya içinden dua et. Senin ne işin var köy camilerinde veya külüstür mescitlerde, dangalak! Anlamak veya anlayış, bunlar ayrı şeylerdir. Herkesin bir kâinatı […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Kız sen İstanbul’un neresindensin? Yoksa bizim hemşerilerin oturduğu Sultanbeyli’den veya Kayışdağı’ndan mısın, Avcılar’dan, Küçükçekmece’den, Gazi’den veya Sarı Gazi’den misin? Beylikdüzü’nden misin, Pendik’ten misin?. Söyle kız, sen İstanbul’un neresindensin? Gözünü seveyim İstanbul, Paris gibi ucuz aşıkların şehri! İnsana neden sırlar verilmiş; orada bir şahsiyet oluşsun diye. İşin ezelinde korkunç kanlar döküşmüş. Bu […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Fizikte “makro ve mikro” kavramları var, yani “büyük ve küçük!” Makronun en büyük buluşu “İzafiyet,” yani yokluk! Görünüyor ama görecelidir. Zaman-mekân, hareket, aslında hepsi aynı şeydir. Uzaklık yakınlık diye bir şey yoktur. En uzak yer insanın boynunun arkasıdır. Eğer bir şeye hız verirsen, hız son şiddetine varsa o şey durur. Hareket […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Ülkemizde düşünce çevreleri vardır. Bazen bir dergi etrafında, bazen bir kitapevinde, bazen bir kulüpte fikir tartışmaları olur. Sınırlı sayılı insanlardır bunlar. Çaylar dışarıdan sipariş edilmez, orada kendileri demlerler ve böylece sohbet koyulaşır. Yemeyi unutursun. Düşüncenin, ilmin kıymetini oralarda anlarsın. Ben Konya zafer’de bir kitapçıda böyle toplantılarda bunundum. İyi bir dinleyiciyim. Müthiş […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com İlçede eylem diye bir bayan öğretmen vardı. İlk defa böyle bir isim ile karşılaşmıştım. Garibime gitmişti. Şimdi hoşuma gidiyor. Eylem bir niteliktir. Devrim geçiren ülkeler hep eylem üzere olmalılar. Türkiye Cumhuriyeti 20. Yüzyılın ilk devrimci ülkesidir. Saltanattan şanlı cumhuriyete geçtik. O halde şunu diyebiliriz: Ülkemizin halkı bir eylem halkıdır. Parti liderleri […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com İletişim, bu sözcük yazı dilimize renk katmıştır. Sözcüğün mazisi sanıldığı gibi eski değildir. “İlet” sözcüğünden iletişim doğdu. Bakınız, iletişim o kadar önemli ki, sözcük kendine bir fakülte kurdurdu. “İletişim fakültesi!” İletişimden kesilenler düşmanlık için ilk adımı atmış sayılırlar. İletişimi güçlü olan aileler dilden öte gözle bile anlaşırlardı. Zarafete bak! Ben babama […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Dostlar, bir aydının asalet unvanı nedir? Onun milli ve devrimci oluşudur. Bazı aydınlar içli insanlardır kaygıları çok olur, kaçak aydınlarda bu yoktur. Bilgilenmek ve aydınlanmak; bunlar ayrı şeylerdir. Bilgilenirsin ama aydınlanmayabilirsin. Bir toplumun aydınını tanımakla o tolumu tanımış olursun. Aydın melesi başlı başına bir konudur. Mesele özgür düşünce yok aydın düşünce […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Avrupa’ya göre Asya doğudur, Yunanistan’a göre Türkiye, Türkiye’ye göre Rusya doğudur lakin bu doğu kelimesi ülkemizde daha bir yaygın kullanılıyor. Mesela: Egeye göre Erzurum-Kars doğudur. Anlatmak istediğim bu değil. Şöyle bir söz var, ne dersiniz buna? “Batı’da düello var doğuda pusu!” Yan, seni düelloya çağırır ama pusu kurar. Korkunç bir şey […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Dostlar, müktesebatın üçüncü unsurunu yazıyoruz, ”sadakat!” Zor bir yazı. Bu yazı için dikkat de gerek rikkat de. Sadakatin mayası kişinin iç dünyasını sarınca, o bünyeyi ışık sarar. İç dünyası aydınlanınca, dışına da geçe denilmez artık. Büyük anlayışlar ve istek kişinin iç dünyasından doğar. Sadakat kor ateştir, insanı yerden yere vurabilirsin ama […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Müktesebat sahibi insanlarda üç esas unsurun bulunduğunu yazmıştık. “Bilgi birikimi, Dava şuuru ve Sadakat!” Bunlardan “Bilgi birikimi” için bir açılım yapmıştık. Şimdi ise ikinci unsur. Dava şuuru: Büyük davalar bir tohumdur, ezeli ve ebedi kapsayan. Azametli tohum! Bu tohumun içinde ne var, bu nereden geldi, neden herkes buna baş eğiyor, neden […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Şu soruları peş peşe sıralamak istiyorum: Türk kültürü insanımızın zekasına ne katmıştır? Acaba orijin bir İslam kültürü var mı? Acaba Müslümanların Tanrı anlayışı orijin mi? Acaba İslam’ın diğer dinlere benzemeyen en orijin yanı nedir? Dostlar sorular mayadır. Her özgün cevap birer veridir. Veriler kişide müktesebat oluşturur. Müktesebatı olmayanlar ne radıkal sorular […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Demiştik ki orta beni kuvvetlendirmek için insanın üç şeyi başat tutması lazım: “Farkında ol, kıvamında ol, mesuliyeti kabul et!” Bu üç şık kuvvetli benliğin özetidir. Farkında olmak: Anı yaşamak ve olguları doğru okuyabilme meselesidir. Hayat fark edince özümsenir. Bu söz tecrübi bir sözdür. Düşünce ne zaman başladı sorusunun cevabı “fark edince”dir. […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com İnsan üzerine oldukça geniş araştırma yazıları var, geniş bir literatür! Sabitlenmiş verilerden bazılarını yazmak istiyorum. İnsanın beni ikiye bölünmüştür; Tabiat ve fıtrat diye. Tabiat, senin egondur, fıtrat ise yaratılış mayandır. Bize yön veren tabiatımızdır, yani nefsimiz. Şunu diyelim: Kişinin tabiatı sahte Rabbidir. Yani paralel rab! Kur’an buna parmak basmıştır: “Tabiatını Rab […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Üretim değil, tüketim imkânı! Ekonomide alışılagelmiş bir slogan var: “Ne yediğini söyle senin kim olduğunu söyleyeyim!” Ülkemizin çocukları cips yiyor, gençlerimiz kraker. Şöyle bir ülke düşünün. Çocukları cips olmuş, gençleri kraker, birinin beyni cips, diğerinin kraker. Böyle bir ülkede düşünce olmaz, o ancak söyleneni yapar. T.C. kuruldu kurulalı bu ülkede hep […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com “Nefsini bilen Tanrı’yı bilir!” Dostlar, bu konunun kuvvet bulmasını istiyorum. Akıllı kimdir? Ayırt edendir. Bu konuyu Mevlâna mesnevisinde çok güzel işlemiştir. O şöyle diyor: Eğer ayırt etmen yoksa ahırdaki eşeğe “kadifeli güzel” dersin. Hatta daha ileri gidersin; a kadifeli güzel, hanımı boşayıp seni alacağım” dersin. A oğul, bu da ayıpların sonudur […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com İnsan kendini bilir. Yani bir kendisi var bir de kendisini bilen var, o da onun kendi aklıdır. Akıl insanın ben yeteneğidir. İnsan ben dediği zaman yani aklım demek istiyor. Akıl onun kavrama yeteneğidir. Böylece şu sonuca varmış olduk: İnsan hem düşünen hem de düşünülebilendir. Eğer kendisi düşünüyorsa öznedir eğer onu düşünüyorlarsa […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com “Sabavetten doğru bir yol gözlerim, El zanneder bu ahvâlde yalan var!” Summani babaya Allah rahmet etsin, güzel söz söylemiş. “Doğru bir yol” bütün dinlerin hedefidir, felsefenin de öyle. Doğruluk da aynıdır. Aslında doğruluk, bir doğru yol özlemidir. “Doğruluk hak kapısıdır, sabreyle belaya sen!” Şenlik babanın sözüdür bu. Rahmete gark olsun. İnsanı […]
-
Han Ayvaz Adıgüzel hanayvazadiguzel@gmail.com Her milletin anlayamadığı bir konu vardır. Bir hikmeti olsa gerek deyip geçelim. Mesela: Araplar irfanı anlamaz, Almanlar aşkı anlamaz, Ruslar sözleşmeyi, Ermeniler merhameti, Japonlar dini anlamaz. Peki, Türkler neyi anlamazlar? Ekonomiyi! Ekonominin bir ilim dalı olduğunu biz cumhuriyetle anladık. Atatürk’ün emriyle icra edilen “İzmir iktisat kongresi” Türk tarihinde ilktir. Gazi onlara […]